Yeni:

latest

Ayla Abla’nın Gidişi - Naze Nejla Yerlikaya

Ayla Abla’nın Gidişi Nazê Nejla Yerlikaya Yol boyu saydım kavak ağaçlarını Dallarda kargaları Kulaklarımda uğuldayan uğursuzlukları saydım Y...

✒️ 3 dakika okuma süresi
İyi Okumalar! Yorumlarınız bizim için kıymetlidir.

Ayla Abla’nın Gidişi

Ayla Ablanin Gidisi - Naze Nejla Yerlikaya
Nazê Nejla Yerlikaya


Yol boyu saydım kavak ağaçlarını
Dallarda kargaları
Kulaklarımda uğuldayan uğursuzlukları saydım
Yağan kar tanelerini boşlukta savrulan yalnızlıkları
Saç tellerimi saydım bir bir
Rüzgârın kuruttuğu gözyaşlarımı
Sayıları çoğalttım sözcükler doğmasın diye
Gitmemek için Ayla Abla’dan geriye
Sustum. Yürüdüm suskunluğu.

Dolunaydan düştüğüm geceyi anımsadım
Kırılan kaburga kemiklerimi saydım
Kalbimde zamanı yaralayan buz kristallerini
Kentlerde sislere dönüşen anılarımı saydım
Yekpare bulutlu uzun siyah gündüzleri
Güneşi gizleyen gri tabakaları saydım
Dağ şeklinde uzayan ağır yoğun yalnızlıkları
Koyu renkli ve fırtınalı kulelerimi saydım
Sayıları çoğalttım sözcükler doğmasın diye
Gitmemek için Ayla Abla’dan geriye
Sustum. Yürüdüm suskunluğu

“Ben en çok avuçlarımdan incindim”
Elveda demekti bu
Besbelli bu kadın gitmek istiyor
Sökerek inci harflerini kader çizgisinden
Hatları ve nakışları deniz dibine bırakmak istiyor
Nisan yağmurunda içine düşen sedef taşları
Pembe beyaz tenlere gerdanlık yapmak istiyor
Bu kadın ölmek istiyor!
Doğu esansı ile sıvanmış cam kürelerden
Ayırıp o güzel siyah başını
Günahkârların elleriyle mermer bir mezara değil
Bir istiridye kabuğuna yalnız yaslamak istiyor
Bütün sütunlarını yıkıp krallığının
Beni ağlayan kadınlar lahdinde
Bir figür gibi bırakıp ölmek istiyor


Kendi deniz dibini bulmuş ansızın
Besbelli bu kadın gitmek istiyor!

Ama çalılık kar altında olmasaydı
Sabahı sise uyandıran
Gecenin tanığı ben olmasaydım
Onu üşürken bulmasaydım çalılığın içinde
Kır saçlarını toplayıp atkısını sarmasaydım boynuna
Görmeseydim Ayla Abla’yı avuçlarıyla oynarken
Göğsüme esen karakış yelini içine çeker de giderdi
Gümüş ve altın paralarla süsleyip alnımı
Kardelen çiçeklerini yağdırırdı zülüflerime
Beyazla örülmüş saray avlusunu gözlerime açar
Denize bakan terastan
Yıldızları avuçlarıma döker de giderdi
Ayla Abla bana başka bir elveda sözü eder,
Öyle giderdi.

O en çok avuçlarından incinmiş diye haykırıp
Döndüm tepenin ardındaki çalılığa doğru
Baktım dumanlar yükseliyor kapkara
Son umut sözlerimi eteğine yapışarak ettim
“Ayla Abla dönelim, İbrahim ateşi yakmış!”

Sakın ha! Dedi bana, sakın geri dönmeyesin
Yanan çalılık değil cehennemdir orası
Dumanına kandığım İbrahim’in yalanı
Unut orayı çalılığa gitme!
Kaçak bir yolcu ol bin başka bir trene
Uzaklaş çalılıklardan sakın ardımdan gelme!
Tepenin ardındaki dumanı gördün sen de
Ayla’sın artık biraz yavaştan biraz günahtan
Birazdan birazdan terk edilecek olan!

Tren camından uzanıp söyledi son sözlerini
Sözcükler hayal dedi sustuğunda biterler
Sustu ve bir istiridye kabuğunda kapandı derinliğe
Raylarla birlikte gömüldü karanlık uzayan bir denize

Tren kaybolana dek koştum arkasından
Rayları saymadım hiç saymadım düşüşlerimi
Bu hayal bitmesin diye sözcüklere sığındım
“Ayla Abla geri dön!
İbrahim’in yaktığı günah çalılıklarıydı”

Annem olsa
Üzülmezdim bu kadar bir kadının ardından
Mezar olsa
Gömülmezdim tren garına gömüldüğüm kadar

Gittim siyahlar giyinmiş bekçinin yanına
“Kaç tren gelir bugün, kaçı gider Ayla Abla’ya”
Dedi, “şimdi git belki gece yarısına”
Sözcükler yalan dedim, bekçiyle kavga ettim
Kollarımdan tutup attılar beni garın dışına
“Senin için tren yok, bir daha gelme buralara!”
İbrahim! Dedim, İbrahim öldüreceğim seni!
Kavak ağaçları her iki yanımda koşarak kinlendim ben
Büyüttüm kalbimde yanan ateşi İbrahim’i yakayım diye

Bir kalkan yanardağının erimiş kayaları gibi
Aktım tepenin ardındaki kara dumanlara doğru

Baktım, çalılık duruyor hâlâ
Ayla Abla haklıymış cehennemmiş gördüğüm
Dumanına kandığım İbrahim’in yalanı

Tepenin ardı yalnızlık, tepenin ardı günah çalılıkları
Ölmüş göze atıklarımın yangılı damarlarından
Akan irinin beslediği apse toprakları
Dedim: Şüphesiz irin şarabını içecek olan benim
Dedim: İbrahim, İbrahim avuçlarımsın sen!

Nazê Nejla Yerlikaya

[AÇIKLAMALAR VE KAYNAKLAR]
#Açıklamalar:
*Güncelleme: 18 Nisan 2025
#Kaynaklar:
  • www.siirrafim.art
  • https://www.dijitalkitaplar.net/gunah-caliliklari
#Şikayet veya Katkılarınız İçin:
🔄 Son Güncelleme: 2025-04-18T09:11:53Z

Bu içerik size ne hissettirdi?

✒️

Bu sayfada yer alan mısraların telif hakları şairin kendisine veya yasal temsilcilerine aittir. Gayemiz, edebiyatımızın bu kıymetli hazinelerini tanıtmak ve gönüllere sevdirmektir.

"Paylaşalım ki, sevgi sadece bizde kalmasın; tüm dünyaya nefes olsun."

Hiç yorum yok

Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

Yaşayan ve Yaşatılan Şiir

Şairler

Attila İlhan Nazım Hikmet Ran Cahit Külebi Hasan Hüseyin Korkmazgil Gülten Akın Cemal Süreya Melih Cevdet Anday Aşık Veysel Şatıroğlu Ceyhun Atuf Kansu Hilmi Yavuz İlhan Berk Ahmed Arif Aziz Nesin Metin Altıok Rıfat Ilgaz İsmet Özel Şükrü Erbaş Pablo Neruda Tevfik Fikret Turgut Uyar Ümit Yaşar Oğuzcan Ahmet Oktay Ataol Behramoğlu Behçet Necatigil Cahit Sıtkı Tarancı Can Yücel Karacaoğlan Mehmet Akif Ersoy Orhan Veli Kanık Adnan Yücel Ahmet Haşim Ahmet Kutsi Tecer Ahmet Muhip Dıranas Bekir Sıtkı Erdoğan Enver Gökçe Kul Nesimi Muzaffer Tayyip Uslu Necip Fazıl Kısakürek Sabahattin Ali Sezai Karakoç Sylvia Plath Turgay Fişekçi Yahya Kemal Beyatlı Özdemir Asaf Ülkü Tamer Abdurrahim Karakoç Ahmet Erhan Ahmet Telli Arif Nihat Asya Arkadaş Zekai Özger Attila Jozsef Behçet Aysan Cenap Şahabettin Charles Baudelaire Dante Alighieri Didem Madak Edgar Allan Poe Edip Cansever Ercişli Emrah Fazıl Hüsnü Dağlarca Fuzuli Halil Cibran Hidayet Karakuş Kemal Özer Louis Aragon Melisa Gürpınar Mevlana Celaleddin Rumi Muammer Hacıoğlu Pir Sultan Abdal Rainer Maria Rilke Refik Durbaş Rıza Tevfik Bölükbaşı Sadık Doğan Sennur Sezer Türkan İldeniz Yavuz Bülent Bakiler Yaşar Kemal Yunus Emre Yusuf Hayaloğlu A. Kadir Abdülhak Hamit Tarhan Ahmet Hamdi Tanpınar Arthur Rimbaud Asaf Halet Çelebi Aşık Daimi Bahaettin Karakoç Behçet Kemal Çağlar Bertolt Brecht Birhan Keskin Bülent Güldal Ece Ayhan Erzurumlu Emrah Faruk Nafiz Çamlıbel Federico Garcia Lorca Ferda Balkaya Çetin Johann Wolfgang von Goethe Jorge Luis Borges Kemalettin Kamu M. Sunullah Arısoy Mahmud Derviş Maya Angelou Mehmet Mahzun Doğan Metin Eloğlu Mustafa Özçelik Namık Kemal Nesimi Nevzat Çelik Neyzen Tevfik Nilgün Marmara Niyazi Akıncıoğlu Nurullah Genç Oktay Rifat Horozcu Orhan Seyfi Orhon Ruhsati Rüştü Onur Salih Bolat Serdari Seyhan Erözçelik Teslim Abdal Vasfi Mahir Kocatürk Vedat Türkali Veysel Çolak Victor Hugo Yaşar Nabi Nayır Yılmaz Erdoğan Yılmaz Odabaşı Ziya Osman Saba Ömer Bedrettin Uşaklı Özdemir İnce İbrahim Tenekeci Şeyhi A. Vahap Akbaş Abdal Musa Abdülkadir Budak Abdülkadir Bulut Ali Rıza Ertan Ali Şir Nevayi Aydın Öztürk Aşık Mahzuni Şerif Aşık Noksani Aşık Özlemi Baki Ayhan T. Bedri Rahmi Eyüpoğlu Bejan Matur Cahit Zarifoğlu Can Bonomo Celal Sahir Erozan Celal Sılay Cemal Safi Cevat Çapan Dadaloğlu Egemen Berköz Emily Dickinson Eşrefoğlu Rumi Fethi Savaşçı Füruğ Ferruhzad Gevheri Gonca Özmen Gültekin Emre Güven Turan Hacı Bayram Veli Halim Yağcıoğlu Hasan Ali Yücel Hasan Dede Hasibe Ayten Hüseyin Haydar Işık Öğütçü Kaygusuz Abdal Kayıkçı Kul Mustafa Kazak Abdal Kağızmanlı Hıfzı Kemal Varol Konstantin Simonov Kul Hüseyin Lale Müldür Langston Hughes Mahmut Temizyürek Mehmet Can Doğan Mesleki Mithat Cemal Kuntay Murathan Mungan Mustafa Aydoğan Naze Nejla Yerlikaya Necmettin Halil Onan Nihat Behram Octavio Paz Onur Caymaz Orhan Alkaya Orhan Şaik Gökyay Ozan Erbabi Pierre-Jean de Beranger Sait Maden Sultan Veled Süreyya Berfe Turgay Kantürk Yücel Kayıran Ömer Turan

Bugünün Misafirleri