Yeni:

latest

Erzurumlu Emrah Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Erzurumlu Emrah Kimdir? Erzurumlu Emrah Erzurumlu Emrah’ın Hayatı ve Eserleri Doğumu Erzurum’un Ilıca ilçesine bağlı Tanbura köyünde doğdu. ...

Erzurumlu Emrah Kimdir?

Erzurumlu Emrah Kimdir? Hayatı ve Eserleri
Erzurumlu Emrah

Erzurumlu Emrah’ın Hayatı ve Eserleri

Doğumu

Erzurum’un Ilıca ilçesine bağlı Tanbura köyünde doğdu. Doğum tarihi ve ailesi hakkında bilgi yoktur. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu 1230-1235 (1814-1819), Eflâtun Cem Güney 1191-1199 (1777-1784) yılları arasında doğmuş olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Yapılan son araştırmalar daha çok ikinci görüşü doğrulamakta, Emrah’ın XVIII. yüzyılın son çeyreğinde doğduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

Yaşadığı Yerler

İlk gençlik yıllarında köyünden ayrılarak Erzurum’a giden şair medrese tahsiline devam edip orada divan şiiri zevkini tattı ve nazım tekniğini öğrendi. Erzurumlu Emrah bâdeli âşık değildir. 

O dönemin âşık hayat tarzının gereği olarak bir süre sonra Erzurum’dan ayrıldı ve Trabzon, Kastamonu, Sivas, Tokat, Çankırı, Niğde gibi çeşitli yöreleri gezdi. Bu arada Nakşibendî tarikatının Hâlidiyye koluna intisap etti. Erzurum’dan ayrılmadan önce ve gezdiği illerin hemen hepsinde evlendiğini belirten kaynaklardaki bu bilgiyi ihtiyatla karşılamak gerekir.

Emrah gezdiği yerlerde başta Tokatlı (Beşiktaşlı) Gedâî ve Tokatlı Nûri olmak üzere birçok çırak yetiştirmiş, böylece bir âşık kolunun kurucusu olmuştur. Bu kol vasıtasıyla Emrah’ın şiirlerinin türkü ve şarkı olarak söylenmesi, onun sevilmesini ve şöhretinin yayılmasını sağlamıştır. Bir rivayete göre altı ay kadar İstanbul’da Tavukpazarı’ndaki Âşıklar Cemiyeti’nin reisliğinde bulunmuştur. Bugüne kadar eserlerinde İstanbul’a gittiğine dair herhangi bir kayda rastlanmamakla beraber Saim Sakaoğlu “Püskül Destanı”ndan hareketle II. Mahmud zamanında (1808-1839) İstanbul’a gitmiş olabileceğini belirtir. Yine geleneğe göre Emrah ölmeden önce sazını ve sözünü Nûri’ye, hâfıza kuvvetini de Gedâî’ye bırakmış, Nûri’ye Anadolu’dan çıkmamasını, Gedâî’ye ise Rumeli’ye gidip oradan dönmemesini vasiyet etmiştir.

Ölümü

Ömrünün son yıllarını Tokat’ın Niksar ilçesinde geçiren ve orada vefat eden Emrah’ın ölüm yılı da doğum tarihi gibi tartışmalıdır. Bursalı Mehmed Tâhir ve Ahmet Talat (Onay) 1293 (1876) yılını kabul ederken bir kısım araştırmacılar, şairin ölümünden çok sonra yaptırılan mezar kitâbesindeki 1271 (1854-55) tarihini kabul etmektedirler. Ancak Cahit Öztelli, Tokatlı Nûri’nin, “Nûrî ne güzel söylemiş üstâdına rahmet” mısraında düşürdüğü tarihten hareketle Emrah’ın ölüm yılının 1277 (1860) olduğunu ileri sürmüştür.


Erzurumlu Emrah Kimdir? Şiirleri

Çağdaşları gibi Erzurumlu Emrah da şiirlerinin genel havası ile divan şiirine çok yakın olup saz şairlerinin kullandığı dili divan edebiyatı lugatına açan bir şairdir. Tasavvuf unsurları ve mahallî dil hususiyetleri şiirinin en belirgin özellikleridir. Belirli sınırlar içinde kalarak mahallî zevki tatmin edebilen Emrah, her iki gelenekte yetişen birçok çağdaşı gibi yaşadığı devrin resmî hayata getirdiği yeni terimleri şiire sokup bunlar üzerinde yaptığı oyunlarla gerçekte âşık tarzına yeni bir şey katmamıştır. Doğuştan temsil ve taklit gücüne sahip bir sanatkâr olmasından dolayı divan şiirinin asıl temsilcisi aydın çevreler dışında İslâmî kültürü az, zevki basit, fakat daha geniş bir sahası bulunan halk zümresi içinde arzu ettiği şöhreti kazanmış, şuurlu bir aydın âşık olarak tanınmıştır. Mizacı dervişlikten çok âşıklığa uygun olduğundan ömrünü aşk maceralarıyla geçirmiş ve en samimi eserlerine bu maceralar kaynaklık etmiştir. Şiirlerini diğer saz şairleri gibi âşık fasıllarında okunmak üzere yazan Emrah, XIX. yüzyıl âşık tarzının bütün özelliklerini iyi bilen ve bunlara bağlı kalan çok yönlü bir şairdir. Dilinin ağır olmasını, yaşadığı devirdeki âşık tarzının bir özelliği olarak değerlendirmek gerekir.

Emrah’ın asıl şahsiyetini ve edebî kişiliğini gösteren parçalar hece vezniyle yazdığı şiirlerdir. Aruzla yazdığı şiirleri daha fazla olmasına rağmen bunlardaki şekil ve dil kusurlarının çokluğu onun klasik şair olarak kabul edilmesine engeldir.

Şiirlerinde aşk, ayrılık, gurbet ve yaşadığı devirden şikâyet gibi temalar yanında tasavvufî unsurlar da önemli bir yer tutar. Vahdet-i vücûdun medrese tarafından da kabul edilmiş görüşlerine sık sık yer veren şair, kendisinin bu yolda ilerlemiş bir mutasavvıf olduğunu iddia etmiştir. Bazı kaynaklarda Bektaşîliğe sempatisinden söz edilmesi, Bektaşî dervişlerine özenmesinden ileri gelmektedir. Bazan halk türkülerini, bazan da tanınmış saz şairlerini taklit etmiş, ayrıca Fuzûlî, Bâkî ve Nedîm gibi divan şairlerine nazîreler yazmaya çalışmıştır.

Ercişli Emrah’ın şiirleri uzun süre şöhreti daha yaygın olan Erzurumlu Emrah’a mal edilmiş ve bu durum çeşitli tartışmalara sebep olmuştur. Son yıllarda her ikisi üzerinde yapılan ciddi araştırmalar, iki şair arasındaki farkları ortaya çıkardığı gibi şiirlerin gerçek sahipleri de büyük ölçüde belirlenmiştir. 

Emrah’ın şiirlerinin çoğu Tokatlı Nûri tarafından bir araya getirilmiştir. Erzurum eski milletvekillerinden Mehmed Sâlih Efendi’nin özel kütüphanesinde bulunan bu önemli yazmanın ilk kısmında şairin hece ve aruz vezniyle yazdığı toplam 348 manzume, son kısmında ise Nûri’nin kendi şiirleri yer almaktadır. 

Ayrıca aruz vezniyle yazdığı şiirler, Rifâî şeyhlerinden Erzurumlu Abdülaziz tarafından Dîvân-ı Emrah adıyla elli altı sayfalık bir kitapçık halinde bastırılmıştır (İstanbul 1332). Emrah ve şiirleri üzerinde birçok yayın yapılmasına rağmen şairi ve şiirlerini etraflıca tanıtan bir eser henüz neşredilmemiştir.


Türbesi

Erzurumlu Emrah için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde Tokat’ın Niksar ilçesinde yaptırılan türbe 3 Mayıs 1986’da açılmıştır.

👀İçerik Hakkında👇
🔄Güncelleme : 27 Haziran 2025
🔎Açıklamalar
☑ Bu içerik hakkında düşüncelerinizi yorumlarda belirtiniz.
☑ Şikayet veya Düzeltme isteklerinizi siirrafim@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
💼Kaynaklar
✔ NURETTİN ALBAYRAK, "ERZURUMLU EMRAH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/erzurumlu-emrah (27.06.2025).

Hiç yorum yok

Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

Yaşayan ve Yaşatılan Şiir

Şairler

Attila İlhan Nazım Hikmet Ran Cahit Külebi Hasan Hüseyin Korkmazgil Cemal Süreya Gülten Akın Hilmi Yavuz Ahmed Arif Aziz Nesin Ceyhun Atuf Kansu Rıfat Ilgaz İlhan Berk Şükrü Erbaş Aşık Veysel Şatıroğlu Metin Altıok Pablo Neruda Tevfik Fikret Turgut Uyar Cahit Sıtkı Tarancı Can Yücel Mehmet Akif Ersoy Melih Cevdet Anday Ümit Yaşar Oğuzcan İsmet Özel Adnan Yücel Ahmet Haşim Ahmet Kutsi Tecer Ahmet Muhip Dıranas Ahmet Oktay Ataol Behramoğlu Behçet Necatigil Bekir Sıtkı Erdoğan Karacaoğlan Kul Nesimi Muzaffer Tayyip Uslu Orhan Veli Kanık Sabahattin Ali Sylvia Plath Yahya Kemal Beyatlı Özdemir Asaf Ülkü Tamer Abdurrahim Karakoç Ahmet Erhan Arif Nihat Asya Arkadaş Zekai Özger Attila Jozsef Behçet Aysan Cenap Şahabettin Charles Baudelaire Dante Alighieri Didem Madak Edgar Allan Poe Enver Gökçe Ercişli Emrah Fuzuli Halil Cibran Melisa Gürpınar Mevlana Celaleddin Rumi Muammer Hacıoğlu Necip Fazıl Kısakürek Pir Sultan Abdal Rainer Maria Rilke Rıza Tevfik Bölükbaşı Sadık Doğan Sennur Sezer Sezai Karakoç Türkan İldeniz Yavuz Bülent Bakiler Yaşar Kemal Yunus Emre Abdülhak Hamit Tarhan Ahmet Hamdi Tanpınar Ahmet Telli Arthur Rimbaud Asaf Halet Çelebi Aşık Daimi Behçet Kemal Çağlar Bertolt Brecht Birhan Keskin Bülent Güldal Ece Ayhan Edip Cansever Erzurumlu Emrah Faruk Nafiz Çamlıbel Fazıl Hüsnü Dağlarca Federico Garcia Lorca Ferda Balkaya Çetin Johann Wolfgang von Goethe Jorge Luis Borges Kemal Özer Kemalettin Kamu Louis Aragon M. Sunullah Arısoy Mahmud Derviş Maya Angelou Mehmet Mahzun Doğan Metin Eloğlu Mustafa Özçelik Namık Kemal Nesimi Neyzen Tevfik Nilgün Marmara Niyazi Akıncıoğlu Nurullah Genç Oktay Rifat Horozcu Orhan Seyfi Orhon Refik Durbaş Ruhsati Rüştü Onur Salih Bolat Serdari Teslim Abdal Turgay Fişekçi Vasfi Mahir Kocatürk Veysel Çolak Yaşar Nabi Nayır Yusuf Hayaloğlu Ziya Osman Saba Şeyhi A. Kadir A. Vahap Akbaş Abdal Musa Abdülkadir Budak Abdülkadir Bulut Ali Rıza Ertan Ali Şir Nevayi Aydın Öztürk Aşık Mahzuni Şerif Aşık Noksani Aşık Özlemi Bahaettin Karakoç Baki Ayhan T. Bedri Rahmi Eyüpoğlu Bejan Matur Cahit Zarifoğlu Celal Sahir Erozan Celal Sılay Cemal Safi Dadaloğlu Egemen Berköz Emily Dickinson Eşrefoğlu Rumi Fethi Savaşçı Füruğ Ferruhzad Gevheri Gültekin Emre Güven Turan Hacı Bayram Veli Halim Yağcıoğlu Hasan Ali Yücel Hasan Dede Hasibe Ayten Hüseyin Haydar Kaygusuz Abdal Kayıkçı Kul Mustafa Kazak Abdal Kağızmanlı Hıfzı Kemal Varol Konstantin Simonov Kul Hüseyin Lale Müldür Mahmut Temizyürek Mesleki Mithat Cemal Kuntay Murathan Mungan Mustafa Aydoğan Naze Nejla Yerlikaya Necmettin Halil Onan Nevzat Çelik Nihat Behram Octavio Paz Onur Caymaz Orhan Alkaya Orhan Şaik Gökyay Ozan Erbabi Pierre-Jean de Beranger Sait Maden Seyhan Erözçelik Sultan Veled Süreyya Berfe Turgay Kantürk Vedat Türkali Victor Hugo Yücel Kayıran Yılmaz Erdoğan Yılmaz Odabaşı Ömer Bedrettin Uşaklı Ömer Turan İbrahim Tenekeci