Devrimci Şiirler Kendi Sesinden Şiirler Nevzat Çelik Şafak Türküsü - Nevzat Çelik Yazan: Şiir Rafım 12.7.25 URL Copied Son Baskı: 15.2.26 | Hesaplanıyor... Şafak Türküsü1Beni burada arama anneKapıda adımı sormaSaçlarına yıldız düşmüşKoparma anneAğlamaKaç zamandır yüzüm tıraşlıGözlerim şafak bekledimUzarken ellerimKulağım kirişteÖlümü özledim anneYaşamak isterken delice2Bugün görüş günüGünlerden salıIslakSarı bir yağmurÜlkemin neresine bakarsa ayOrada yitik bir anne ağlıyorSen aralıyorsun yağmuruAcıdan sırılsıklam alnına siper edip eliniSonra bir umut koşuyorsunYüreğin avcundaısırırkençırpıntı gözlerini(ah verebilseydim keşkeyüreği avcunda koşanherbir anneyetepeden tırnağa oğulave kıza kesmişbir ülkeyi armağankoşma annebirdenbire batacak olandüş denizinde yarattığın umut sandalıdıroysa benim için geceışık hızıyla koşankısa ve soğuk bir zamandırbu yüzden boğuk seslerle geldiler bir şafakuykusuzyorgunve korkak3sanırım baytardıyüreğimin depreminde rihter ölçeği çatlarkenölebilir raporu veren beyaz önlüklü doktorboşver hipokrat amcaüzülme ne olursen de annesen de üzülmehücremin dört bir köşesinde el ayak izlerimiciğerlerimde yırtılan bir çığlıkla hazır beklediğimve korkunç bir sabırla birbirine eklediğimkorkak kahraman gecelerimidüşlerimle sınırsızdiretmişliğimle gençşaşkınlığımla çocuk devrederken sıradakineusulca açılıverdiyanağımda tomurcukpir sultan'ı düşün anneşeyh bedrettin'ibörklüce'yitorlak kemal'i düşün annehala kanaması nedendir faşizmin göğsündeutangaçlığı bile vuramadan yanaklarına yasınınonsekizinde ölümüne pervasız yürüyenince bilekli çıplak ayaklı tanya'nındeniz'i düşün anneher mayıs şafağında uzunuzun döverken darağaçlarınıve o şafaktan doğmaonbir yaşını çiğneyip yürüyen çocuklarıinsanları düşün annedüşün ki yüreğin sallansındüşün ki o angüneşli güzel günlere inananmutlu bir yusufçuk havalansın4sıcak omuzlar değerken omzumabuz üstünde yürüdüm yıllar boyubayraklar ve türkülerlekopunca memelerinden o mükemmel yaşamakurşunlar sıktılar alnımaaçık alanlarda ağırkartalların konup kalktığıyalçın kayalardan biriydimölüp dirildim yenidengüneşli güneşsiz akşamlardamutlu yarınlar adınaözgürlük adına ekmek adınaüstüne vardım kuyruğu kanlı itlerindirilip dönmesin diye hiroşimalartahtadan atların boynuna çıplakölümlerle yatmasın diye çocuklaraç gözlerle bakmasın diye çocuklarkardeşlik adınahavadaki kuş denizdeki balık adınayürüdüm yıllar boyudönüp bakmadım arkamaıraktı gözlerim çok ırakizim kalır mı bilmem yürüdüğüm yoldakalsa da silinir gideryalnızca bir ağıt gibi çakılırardımca gelenlere gözlerimi yaktığım yer5tören adımlarıyla ölmekne garip şey annekanlı karanlık bir oyunda baş oyuncuyumbütün gözler üstümdesürüyor gecenin karnında şafağa bakan oyunmasa üstünde üşüyen bir sigarayanında küçücük bir cam bardakiçinde rengi bu gecenincılız titrek bir kibritkağıt kalemsandalyegeride fluyağlıbüküm büküm bir ipve çingene kuralına uygundeğişmez dekoru muduridam mahkumunun6kırılacak cammışım gibi davranıyorlaryüzlerinde zoraki çatılmış bir hüzünoysa birazdan boynumu kıracaklarpul pul dökülecek yaz siyasi eylül'ünben ölümü asıl az ötede titreyençingenenin kara killi ellerinde gördümanladım ki küllenen sigaradırsoğuyan bir bardak çaydır benim ömrümyani benim güzel annemalacaşafağında ülkeminyıldız uçurmak varkenoturup yıldızlar içindekendi buruk kanımı içtim7ne garip duygu şu ölmeköptüğüm kızlar geliyor aklımabir açıklaması vardır elbetgiderken darağacına8geridemasa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalembağışla beni güzel annemoğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma banaelleri değsin istemedimgözleri değsin istemedimağlayıp koklayacaktınbelki bir ömür taşıyacaktın koynundausul adımlarla yürüdüm ömrümükarşımda kurum kurum-laşan darağacı(tarlakuşu korkmaz ki korkuluktanökse de olsa dört bir yanı)birdenbire acıdı boynumgelecekler var birbiri ardınca gençyakışıklıne olur işçi kadınımaz yumuşak dikşu kefenin yakasını9yaşamak ağrısı asıldı boynumaoysa türkü tadında yaşamak isterdimçiçekleri kokmak ırmakları akmakyaz boyu çobanaldatanlara aldanmaksu başlarında aylak sektirmek kavalımısonra bir çocuğun afacan bacaklarındaanavarca kayalıklarına tırmanmak isterdimo güzel günleri görenler arasındabir soluk ben de yaşamak isterdimbir de luvr müzesinde seyretmek gizlidenöperken siya-u jakond'u tebessümündenişte o an saçlarından yakalamak dolunayıbir de yirmibeş kilometreden görebilmeknazım'ın gözleriyle pırıl pırıl moskova'yıölmek ne garip şey annebayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramısedef kakmalı bir kutu içindevermek isterdim çocukların ellerinesonrasonra benim güzel annemdamdan düşer gibivurulmak isterdim bir kıza10künyemi okudularsuçumuz malumgecenin kıyısında durmuşumkefenin cebi yokkoynuma yıldız doldurmuşumkoşun çocuklar çocuklar koşunsabah üstümeüstüme geliyoryanlış mı duydum yoksaerkenci bir horoz mu ötüyorkeskin bir acı bilenmişgitgide yaklaşıyor sonumiri sözlerim yoktu söyleyecekusulca baktım yüzlerinebin yıllık iskeletleri çatırdayarakgöçtü ayaklarının dibinekorkutamadılar beni anneavlunun ortasında çatık bir kaş gibi durandarağacıbir zaman rüzgardasaçını tarayan telli kavak değil miboynumdaki kemendi bir öğle sonu bükerken o kızsarı sıcak sevdasını düşünmedi misöyle anneo çingenebir çiçek bahçesi kadar sıcak sokağımızdanbağıra çağıra geçen bohçacı kadınısevmedi mi çılgınca11kurulmuş tuzaklar yok artık yolumdaişkenceler zindanlar hücrelersavunmak yok mutlu tok bir yaşamıaçlık grevlerinde beynimi bir sıçan gibi kemirenmideme karşıkısacasıbir çiçeği düşünürken ürpermek yokgülmek umut etmek özlemekya da mektup beklemekgözleri yatırıp ıraklaraölmek ne garip şey anneartık duvarları kanatırcasına tırnağımlaşaşkın umutlu şiirler yazamayacağımmutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağımbaba olamayacağım örneğintoprak olmak ne garip şey anneceplerimde el yerine balyoz taşırkenkorkunç bir merakla beklerken kurtuluş haberlerinive yüreğimin ırmakları taştıtaşacakkenölmek ne garip şey anneuçurumlar ki sende büyürdağdır ki sende göçerben yaprak derim çiçek derimçam diplerinde açmış kanatlarını kozalak derimgül yanaklı çocuğa benzeryine deoğlunu yitirmek kimbilirne garip şey anne12beni burada arama annekapıda adımı sormasaçlarına yıldız düşmüşkoparma anneağlamakırıldıysa düş evinin kapısıbütün kırık kapıların çağrılışıyımkızların yanaklarında çukurlaşanbiten başlayan aşkların ortasındayımher kavgada ölen benimbayrak tutan çarpışanher kadın toprağı tırnaklayarak doğurur beniözlem benim kavga benim aşk benimbekle beni annebir sabah çıkagelirimbir sabah anne bir sabahacını süpürmek için açtığında kapınıumarım kurtuluş haberleriyle dönmüş olurçam ve kekik kokuları içinde acı yüzlü çocuklaro zaman nasıl indirilmişlerse şen şakraköylece kalkar uykudan şalterlerdişleyip tükürmeden sigaralarınıtürkü tadında giyinirken işçilerbir sabah anne bir sabahacını süpürmek için açtığında kapınıadı başka sesi başka nice yaşıtımkoynunda çiçeklerçiçekler içinde bir ülke getirirlerbaşlarını koymak için yorgun dizinesen hazır tut dizini anneo mükemmel güneNevzat Çelik👀İçerik Hakkında👇🔄Güncelleme : 12 Temmuz 2025🔎Açıklamalar: ☑ Bu içerik hakkında düşüncelerinizi yorumlarda belirtiniz.☑ Şikayet veya Düzeltme isteklerinizi siirrafim@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.💼Kaynaklar : ✔ ✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz. Paylaş Bağlantıyı al Facebook X Pinterest E-posta Diğer Uygulamalar Yorum Gönder Yorumlar
Şafak Türküsü
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.