Şairlerin Hayatlarını Anlatan Filmler Şairlerin Filmleri ☆ Şairin Kanı (Le sang d'un poète) (1932) Dört bölümden oluşan dizide, adı bel...
Şairlerin Hayatlarını Anlatan Filmler
☆ Şairin Kanı (Le sang d'un poète) (1932)
Dört bölümden oluşan dizide, adı belirtilmeyen bir sanatçı bir ayna aracılığıyla başka bir boyuta taşınır ve burada çeşitli tuhaf olaylar yaşar. Jean Cocteau'nun senaryosunu yazıp yönettiği bu film, birinci ve ikinci Dünya Savaşları arasında kalan dönemde, özellikle Fransa'da filizlenen sinemanın en belirgin örneklerinden biridir ve bu anlamda tarihi bir önemi vardır. Orfe efsanesinden ve Jean Cocteau'nun kendi başına yapabileceğin kayıtlı "Bir Şairin Kanı" kamaşık ve rüyayı andıran bir yapıya sahiptir. Alışılageldik bir öykünün özeti bulunmayan film seyircisini sürekli şaşırtan sürrealist imgelerle dolu dört ana bölümden ayrılır. Cocteau'nun baş oyuncusunu görsel metafor ve simgelerle dolu gerçeküstü düşsel bir şekilde ortaya çıkarmaktır.
☆ Orfe (Orphée) (1950)
Ölüme aşık bir şair, mutsuz karısının peşinden yeraltı dünyasına iner. Orpheus, çok ünlü bir şairdir ve şairlerin kafesi olarak bilinen Café des Poètes'te oturmaktadır. O sırada kafeye bir prensesin yanında sarhoş bir başka şair olan Cégéste ile içeri girer. Cégéste içkinin de agresifleşmeye başlaması ve kavga çıkması gözleniyor. Polis onu saklamaya çalışırken bir şekilde kaçmayı başarmıştır. Ancak bu kez bir kaza geçti ve Cégéste öldü. Prenses onu "hastaneye götürüyorum" diyerek arabasına alır ve Orpheus'u da yanında götürür. Orpheus, prenseslerin onları götürdüğünü anlar. Şatoya giderler ve Orpheus'un orada akıl almaz bir olaya tanık olur.
☆ Karanlık Dünya (1952)
Senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı, yönetmen koltuğunda Metin Erksan’ın bulunduğu Karanlık Dünya 1952 yapımı belgesel filmdir. Şair ve halk ozanı Aşık Veysel’in hikayesini anlatan filmin bazı kısımları o dönemin sansürü tarafından filmden çıkarılmıştır. Bu yüzden de filmde bazı kopukluklar yaşanmaktadır.
☆ Narın Rengi (Sayat Nova) (1969)
Ermeni şair Sayat-Nova'nın çocukluğundan ölümüne kadar olan hayatı: Ermenistan'ın kültürel ve tarihi bağlamı içinde yaşadığı manevi yolculuk, sanatsal çabalar ve iç çatışmalar. Mihail Vartanov tarafından devrimci olarak nitelendirilmiştir. Ünlü Ermeni ozan ve müzisyen Artin Sayadyanın, ya da kayıtlı isimle Şarkıların Efendisi, Sayat Nova üzerine bir film. Ancak klasik anlatım yöntemlerine başvurularak, filmin gidişatında açıkça belirtildiği gibi ozanın yaşam öyküsünü aktaran siyasi taşımayan bir film. Yönetmen, kendi hayal gücünü tüketip, Sayat Nova'nın yaşadığıdaki dönüm noktalarını, yer şiirinden ve müzikten beslenerek ve sembollere yer vererek özgün bir anlatım dili çerçeve işliyor.
☆ Nostalji (Nostalghia) (1983)
Tanınmış bir Rus şair olan Andrei, 18. yüzyılda yaşamış ve Bolonya'da eğitim görmüş memleketlisi müzisyen Sosnovsky'nin hayatını araştırmak için İtalya'ya gelir. Güzel İtalyan tercümanı eşliğinde Toskana'dayken aradaki evliliğin, karısının ve Rusya'daki hatırası onu avlar. Seyahat giderek içsel bir serüvene dönüşürken mistik bir aydınlanma, oyuncuların yolunu aydınlatacaktır.
Tarkovsky'nin ülkesi dışında çektiği ilk film olma özelliğine sahip olan Nostalji, yönetmenine Cannes'da 2 tane çok prestijli ödül getirmişti.
☆ Bar Kelebeği (Barfly) (1987)
Başarılı şair Charles Bukowski'nin hayatından ve 60'lı, 70'li ve 80'li yıllardaki Hollywood maceralarından esinlenilmiştir. Henry Chinaski, içkinin esiri olmuş tatlı bir serseridir. Zamanının çoğunu ucuz barların karanlık köşelerinde geçirir. Kendini nasıl seçeceği ama güzel bir kadına tutkuyla bağlıdır. Bir gün yazarlık yeteneğini keşfeden zengin bir yayıncı kadınla tanışır. Bu, değişimin büyük bir değişimi beraberinde getirir. Artık ya yazdığı öykülere büyük paralar öneren bu kadınla başarının peşinden koşacak, ya da bu sefil yaşamayı sürdürüp özgürlüğün tadını çıkarmaya devam edecek.
☆ Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society) (1989)
Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran bir öğretmenin hayatları nasıl değiştirdiğini gözler önüne seren kült yapım Ölü Ozanlar Derneği, 1989’da dört dalda Oscar’a aday olmuştu.
1950'lerin Welton Akademisi ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okul eğitimi için sıkıcı ve bunaltıcı bir yer haline geldiğini belirtiyor. Fakat yeni İngilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok erken bir dönemdir. Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu yaşamalarını öğütlemeyle kayıtlı statüko tutumuna son derece özgür bir profil çiziyor. Şiiri ve liberal yapıtlarla tanıştırılan Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların gelecekteki hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating'in yaklaşımının okul yönetimi tarafından fark edilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Ancak okul müdürü Nolan Keating'i okuldan uzaklaştırma kararının alınmasında hayatlarını değiştirdiği belgesi Keating'i savunmak için harekete geçirilirler.
☆ Cyrano de Bergerac (1990)
Ünlü kılıç ustası ve şair Cyrano de Bergerac, kuzeni Roxane'ye âşıktır. Büyük burnu özgüvenini zedelediği için ona olan aşkını hiçbir zaman dile getirmemiştir. Sonunda, dolaylı yoldan da olsa, aşkını ifade etmenin bir yolunu bulur.
☆ Postacı (Il Postino) (1994)
Gerçek bir dostluğun ve şiirin gücünün anlatıldığı “Postacı”, Pablo Neruda’ın yaşamına odaklanır. Postacı Mario, küçük bir İtalyan adasında çalışırken ünlü şairle olan arkadaşlığı onun yaşamını değiştirir. Film, şiirin insanların iç dünyalarını nasıl aydınlattığını ve duygusal bağlar kurma gücünü vurgulayan bir yapım olarak öne çıkar.
☆ Tutkunun Şairleri (Total Eclipse) (1995)
Tutkunun Şairleri, yazdıkları şiirlerle Fransız edebiyatında önemli yerlere sahip ve sonraki kuşakları da oldukça etkileyen Arthur Rimbaud ve Paul Verlaine'in skandal ilişkisine odaklanıyor.
☆ Aşkın Büyüsü (Les enfants du siècle) (1999)
19. yüzyılın iki dahi yazarı, romancı George Sand ve şair Alfred de Musset arasındaki kaderine mahkum bir tutkunun öyküsü.
☆ Elling (2001)
Film, zorlu koşullardan gelen iki sıra dışı karakterin yaşamını anlatır. Bu iki arkadaş psikiyatri hastanesinden birlikte çıkmışlar ve yeniden toplum yaşamına ayak uydurmak zorundadırlar. Elling, dünyaya alışkın olmayan, sosyal ilişkileri sınırlı, aşırı derecede annesine bağlı bir karakterdir. Kjell Bjarne ise Elling’in aksine daha girişkendir ancak onun da sorunları vardır. Film, bize bu iki karakterin arkadaşlıklarını ve gelişimlerini aktarır. Elling’in ise yolu şiirle kesişecektir.
☆ Sylvia (2003)
“Sylvia” ünlü şair Sylvia Plath’ın yaşamına odaklanan derinlemesine bir biyografik dramdır. Plath’ın yaratıcı dünyasına ve kişisel zorluklarına odaklanarak izleyicilere derin bir iç yolculuk yaşatır. Şairin etkileyici şiirleri ve çalkantılı yaşamı, filmin temel taşıdır. İzleyiciler, bir sanatçının iç dünyasına nasıl ışık tutulabileceğini ve şiirin insanların ruhuna nasıl dokunduğunu deneyimlerler.
☆ Byron (2003)
İngiliz Romantik şiirinin en ünlü isimlerinden biri olan George Gordon Byron, adıyla tanınan Lord Byron'ın yetişkinlik döneminde konu olan filmin yönetmenliğini Julian Farino yaptı. İlk olarak BBC tarafından Eylül 2003'te 75 bölüm iki bölüm halinde yayınlanmıştır.
☆ Hovarda (The Libertine) (2004)
17. yüzyılda yaşamış, içki ve sefahat içinde erken yaşta ölen, ancak yaşamı boyunca yaptığı eserlerle ölümünden sonra büyük beğeni toplamış şair John Wilmot, diğer adıyla Rochester Kontu'nun öyküsü.
☆ Mavi Gözlü Dev (2007)
Mavi Gözlü Dev, şair Nâzım Hikmet'in 1941 yılından sonra Bursa Hapishanesinde geçirdiği dönemi anlatan 2007 yapımı Türk filmi. Ünlü şairi Yetkin Dikinciler'in canlandırdığı filmin yönetmenliğini ise Biket İlhan üstlendi.
☆ Parlak Yıldız (Bright Star) (2009)
2009 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülüne aday gösterilen Parlak Yıldız, ünlü İngiliz şair John Keats'in büyük aşkını konu ediniyor.O dönemdeki sanatçılar arasında etkileyici bir yer edinen Keats’in şiirleri ve eserleri, filmin özünde başrol oynar. İzleyiciler ise aşkın insan yaşamına nasıl dokunduğunu derinden hisseder. Muhteşem doğa manzaralarıyla bezeli bu romantik film, 1818 yılında Londra'nın hemen dışında geçiyor. Henüz 23 yaşında olan şair Keats, genç komşuları, moda öğrencisi Fanny Brawne'la gözlerden uzak bir görünüme giriyor. Birbirlerine bağlılıkları güçleri, aşkları alevlenirken bazı engelleri aşmaları gerekir: Fanny'nin annesi, Keats'in en yakın arkadaşı Brown ve genç şairin amansız hastalığı...
☆ Şi (Si) (2010)
Altmışlı yaşlarında, korkunç bir aile suçunun ortaya çıkmasıyla karşı karşıya kalan ve Alzheimer hastalığının erken evrelerinde olan bir kadın, bir şiir kursuna kaydolduğunda güç ve amaç bulur. Mi-ja yaşamının genç torununa adamıştır. Ama yine de şiire karşı büyük bir ilgi var. Bu nedenle bu konuda eğitim alabileceği bir sınıfa kaydolur. Şiirin büyümesine rağmen ona hayat hakkında acı gerçekleri de öğretecektir.
☆ Uluma (Howl) (2010)
Uluma, Allen Ginsberg’in beat kuşağının manifestosu sayılabilecek şiirinin mahkemede nasıl yargılandığını ve beraat ettiğini anlatan, düşünce özgürlüğü vurguları yapan güçlü bir film. Yıl 1957, San Francisco ve bir Amerikan başyapıtı yargılanıyor. Howl filmi, bu karanlık anı üç iç içe geçmiş unsur kullanarak anlatıyor: Genç Allen Ginsberg'in bir sanatçı olarak gerçek sesini bulmasına yol açan çalkantılı yaşam olayları, toplumun tepkisi (müstehcenlik davası) ve şiirin sürrealist tarzını yansıtan animasyon. Bu üç unsur, bir karşı kültürün doğuşunu dramatize eden bir melez yapıt oluşturuyor.
☆ Yıkık Kule (The Broken Tower) (2011)
33 yaşında intihar ederek ölen Amerikalı çağdaş şairlerden Hart Crane'in biyografisinin öyküsünün beyazperdeye taşındığı filmin yönetmenliğini başrolde Crane'i canlandıran James Franco üstleniyor.
☆ Sevdiklerini Öldür (Kill Your Darlings) (2013)
Sevdiklerini Öldür filmi, Beat Hareketi'nin tohumlarının atılışına şahitlik ederken, Allen Ginsberg, William Burroughs ve Jack Kerouac gibi hareketin önemli isimlerini de topluyor.
☆ Taş Bebek (Papusza) (2013)
Polonya-Çingene edebiyatının en seçkin kadın şairlerinden, Papusza olarak bilinen Bronislawa Wajs'ın yükselişi ve düşüşü ile onu keşfeden yazar Jerzy Ficowski ile olan ilişkisi. Gerçek bir yaşam öyküsüne dayanan film, Papusza lakaplı Bronislawa Wajsın trajik kaderini anlatıyor. Papusza şiirlerini resmi olarak yayımlayan ve Lehçeye çevrilen ilk Roman şairdir. Tüm bunların iki adamın çabasıyla gerçekleşiyor: Polonyadaki Roman cemaatinin yaşamasına odaklanan şair yazar Jerzy Ficowski ve Julian Tuwim. Karlovy Varyde'nin prömiyerini yapan Papusza, Roman cemaatini ilgilendiren olaylarla bu efsanevi şairin hikayesini anlatıyor.
☆ Kelebeğin Rüyası (2013)
Kelebeğin Rüyası 1940'lı yılların Türkiye'sini ve İkinci Dünya Savaşı döneminin zorluklarını, Zonguldaklı iki genç şair olan Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun hayatla ve aşkla olan mücadeleleri üzerinden anlatıyor.
☆ Çılgın Aşk (Amour fou) (2014)
Biyografik film Çılgın Aşk, Alman şair Heinrich von Kleist'ın intihara saplantılı hale gelen hayatı, Henriette Vogel ile olan ilişkisini ve ölümünü konu ediniyor.
☆ Paterson (2016)
Günlük hayatın zaferlerinin ve yenilgilerinin sessiz bir gözlemi, en küçük ayrıntılarında bile kendini gösteren şiirsellikle birlikte. Paterson gün içerisinde basit rutini olan bir adamdır. Her gün şöforlük yaptığı otobüsüyle şehri turlar, akşam köpeğini gezdirdikten sonra bara gider, sevgilisi Laura ile sıradan ama huzurlu bir hayat sürdürür. Ve tüm bu süreçte basit ama etkileyici şiirler yazar. Laura ise evle sınırladığı hayatını renk katmak için her gün farklı çabalar arayan, hafif çılgın bir kadındır. Paterson ve Laura farklı karakterlerine rağmen birlikte bir hayat sürdürmeyi başarırlar.
☆ Neruda (2016)
2016 yapımı Neruda filmi, Nobel ödüllü ünlü Şilili şair Pablo Neruda’nın peşine düşen bir müfettişi konu ediniyor. Neruda, 1940'larda Komünist Parti'ye katılmak için kendi başına bir kaçak haline gelen, Nobel ödüllü ünlü Şilili şair Pablo Neruda'nın peşine düşen bir müfettiş konu ediniyor. Müfettiş Óscar Peluchonneau ile Pablo Neruda arasındaki kovalama şairlere bir dille anlatılıyor.
Yönetmenliğini ünlü Şilili yönetmen Pablo Larraín'nin üstlendiği filmin başrollerini Gael García Bernal, Luis Gnecco ve Alfredo Castro paylaşıyor.
☆ Sonsuz Şiir (Endless Poetry) (2016)
Alejandro Jodorowsky'nin gençlik yıllarını temel alan Sonsuz Şiir, ailesinden ayrılarak kendini 1940’lı yılların Santiago’sunda bohem bir hayatın içine bırakan yönetmenin dönemin önemli şairleriyle ve şiirin büyüsüyle tanışmasını konu ediniyor.
☆ İşe Yarar Bir Şey (2017)
İşe Yarar Bir Şey'de gece treniyle çıktığı uzun bir yolculukta hayatını değiştirecek bir ilhama kapılan Şair Leyla'yı görüyoruz.
☆ Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali (2017)
Belgesel olan film, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın Sabah Yıldızı Sabahattin Ali’nin hayat hikayesini konu alıyor. Almanya, Türkiye, Bulgaristan’da çekimleri gerçekleştirilen belgesel filmin yönetmen koltuğunda Metin Avdaç bulunuyor.
☆ Mutlu Prens (The Happy Prince) (2017)
Oscar Wilde'ın trajik günlerinin son günlerinin anlatılmamış öyküsü; kendi başarısızlığını ironik bir mesafeyle gözlemleyen ve hayatını kuşatan zorluklara kayıtsızlık ve mizahla yaklaşan bir kişinin öyküsü.
☆ Bir Şair (A Poet) (2025)
Bir Şair, yaşlandıkça "bir türlü keşfedilememiş şair" klişesine yenik düşmüş Oscar'ın, şiire yetenekli genç kız Yurlady'ye yardım etmeye başlamasıyla gelişen olayları anlatıyor.
📚Türk Ve Dünya Edebiyatından Seçkin Şiirleri Okudunuz mu?
👀İçerik Hakkında👇
🔄Güncelleme : 14 Aralık 2025
🔎Açıklamalar:
☑ Bu içerik hakkında düşüncelerinizi yorumlarda belirtiniz. Bildiğiniz yerli ve yabancı filmleri yorumlarda anlatabilirsiniz.
☑ Şikayet veya Düzeltme isteklerinizi siirrafim@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
💼Kaynaklar :
✔https://www.beyazperde.com/haberler/filmler/haberler-82876/
✔https://tr.wikipedia.org/wiki/Mavi_G%C3%B6zl%C3%BC_Dev_(film)
✔https://citedeperadergi.com/siirbesfilm/
✔https://www.medyacuvali.com/yazilar/tuana-kanli/21-mart-dunya-siir-gunune-ozel-turk-sairleri-anlatan-filmler
✔https://www.imdb.com/list/ls089715255/

Hiç yorum yok
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.