Atatürk Şiirleri Onur Caymaz Şiirler Yüzüncü Yıl Koçaklaması - Onur Caymaz Yazan: Şiir Rafım 16.12.25 URL Copied Son Baskı: 16.12.25 | Hesaplanıyor... Yüzüncü Yıl KoçaklamasıOnur Caymaz'ın Yüzüncü Yıl Koçaklaması şiiri.Onur CaymazGelir bir Mustafa kim bilir nereden, SelaniklerdenÖtelerde bir çiftlikten gelir, yetim, beyaz bir mendilAşiyan’dan Tevfik Fikret gelir mesela, Namık Kemal gelirBir şiir okuyarak varır içinden, bir şiir ki defterler dolusuGenç subaydır o vakit, aklında geceler: Beyaz Kule GazinosuEğil dağlar der Anadolu’da gölgeler, oralar hep sıtmalı balamEğil dağlar üstünden aşam, yeni talim çıkmış varam alışam!Gelir avuç içleri delikanlı, bıyıkları yalınkılıç, saçları dikenHareket Ordusu ile gelir, sırmaları Mahmut Şevket Paşa’nınÇakır gözlü ki gelir, çakır zor iş, yaman işDağlar mora kesmiş umut, Kuvayı Milliye diye bir şimşek çizerlerBir devam değil, bir değişiklik; çöker şehrin Sis’ineEy kimsesiz avare çocuklar, hele sizler, hele sizler…Gelir bir Mustafa, eğilmez başıyla gelir, yanar cepkeniBir çarşıdır Çanakkale içinde, bu çarşı aynalı ve yamalıdırBir çarşı ki çırakları uçmağa varmış, koynu soğuktur analarınGeldikleri gibi der Mustafa, geldikleri gibi gideceklerBir meydan okumadır talihine dünyanın her adımıBirinin bir şeyi olmadan bir şey olamayanlar için gelirGülhane’den inerken deli fişek İmalat-ı Harbiyeciler gelirPeyâm-ı Sabah’ta el ovuşturur beyler, koltukları fukara cesediKim bilir hangisinin ismi çizilmiş Sultanahmet’te, Mim-MimcilerAkşam’dan çıkar Falih Rıfkı, gencecik, kaç ay yatmış içerdeKemal derler bir Sarı Paşa vurmuş dağlara, dağlarda ateşlerYoksulları Osmanlı’nın ağlaşır boyuna, ferman buyur paşam gelekBir tütün kokusudur, bir kamçı, çekmiş bir pantol, eski bir yelekHalide gelir kara çarşafıyla, Handan bitti artık, Kaya varKaya bu, büyük umutlardan doğar, altı yüz yıldır örtülenenAkşamları sarılan yaralarla gelir, çok derinden içli türkülerAsırlardır beklediği yerden bu kadınlar, mavzerleri gözleridirYeni bir maya bulmuşlar, adı özgürlük, yoğurdukları ekmektenNamusu değil onlar, ne münasebet, namlusu köhne Dersaadet’inSiz yoksanız biz varız diyerek gelirler ellerinde hayatAteşi ve ihaneti gören yorgun savaşçılar, bu şehr-i İstanbul ki bitikAntep’in kara yılanı gelir derken, bozlağı Kütahya’nın, pancarla üzümErzurum’da kilimler ağlar memleket deyu, Adana’da masalıyla pamukÇarşılarda sesimiz yok, izimiz unutulmuş kapı eşiklerinde gök rengiTrenler öksürüklü boyuna, muhipler, tealiler, boğmacalı limanlarGelir bir Mustafa, bir sarışın bozkurt gibi inip tunç ışıltısıylaBir yangın yerine gelir, kül devranı rüyasında Vahdettin’inBir yankı duyulur devri mahvettin, devri mahvettinYüzyılların uğuldadığı sarayının aynasında, piyanosundaGelir bir Mustafa, Etilerden beri gelir, birikip sıçramalarlaBir Sümer destanıdır mesela, Hektor’un öcü, alınmak gerektirRüyasında annesiyle Çamlıca’da sakız beyaz, kız kardeşi solgunNice gecelerden ve kitaplardan süzülmüş çetin cesaretle gelirLebon’da Frenk briyantiniyle Boğazlı aydınları İstanbul’unAli Fuat ile Büyükada sırtlarında bir gece, devrimler yeşertirGelir bir Mustafa, ötelerden parlayan bir yıldız gibi akarak,Ziya’nın alnındaki kurşun lekesi gelir, sabahları pas tutarakTanrısız dünyada ne yapar insan diye düşünüp intiharı deneyenBir yanı çocuk bu adamların, bir yanıyla diz vuruşu sıradağlarınYakup Kadri gelir, bıraktığı veremli kaburga kemiği, AlplerdenGelir Fransız, Daudet’in torunu, Ceyhan’da fabrika açsa gerekÇocuk Sadık, o fabrikada okur ilk kez hayatında bir romanıDerken Yaşar Kemal olup gelir, biz de Yaban’dan çıktık diyerekGelir Yunan, gelir İtalyan, buğdayın türküsü akar yaldızBurası bir ucu bereketli hilalin, örselenmiş nic’olur,Burada başak, bire on verir, meçhul asker bire yüzAçtır burada çocuklar, açtır kitaba, kaleme, deftereGelir Reşat Nuri getirir koyar önlerine bir mum: Ferideİskorpitten dökülen çürük dişin oyuğundan çıkanlarBaşkaldırır cüzzama, trahoma, sarılığa, vereme…Gelir bir Mustafa, gelir Kemal, ötelerden, ateşten gömleğiyleÖz soyun senin o, atan, baban, sığınacak kale, umutsuz kaldığın zamanTelgraf telleriyle Hamdi gelir, Manastır’dan Hamdi, martonaltıİşgali Ankara’ya haber eden, bildin, havuz var ortasında Manastır’ınİçinde kıvılcım gibi turuncu balıklar gezinir zarif mermerBildin ya kardaş, kahve sade içilir ancak, bir sigara kâğıdına yanarBildin, şehit kanlarıdır aslında İzmir’in dağlarında açan çiçeklerYüz yıl oldu gelir Mustafa, yüz yıldır, tüyleri diken dikenYüz yıl olmuş, anıtlar bırakan, tohumlar eken, gelecek devşirenYüz yıl olmuş balam, demiri çiğneyip elinde öğüten, gelirCumhuriyet diye biri, biridir cumhuriyet diye, bizi büyütenYıktık mı yaptıklarını, iyi baktık mı, layık olduk mu acabaMeclisin de senin gibi gazi bugün artık Kemal PaşaBugün şimdi böyle zayıf dursak da kötü bakma sen evlatlarınaAyağa kalk diyen şairleri de var Türkiyemin, diyecekler ve kalkacak yeniden!Ayağa kalk Türkiye diyeceğiz bir gün, yüz yıl olmuş, hep birdenİzinden senin, senin yüzünden, izinden senin, mavi gözünden…Onur CaymazEkim, 2023📚Türk Ve Dünya Edebiyatından Seçkin Şiirleri Okudunuz mu?👉Unutulmaz Türk Şairleri Ve Şiirleri👉Unutulmaz Dünya Şairleri Ve Şiirleri👀İçerik Hakkında👇🔄Güncelleme : 16 Aralık 2025🔎Açıklamalar: ☑ Bu içerik hakkında düşüncelerinizi yorumlarda belirtiniz.☑ Şikayet veya Düzeltme isteklerinizi siirrafim@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.💼Kaynaklar : ✔ https://onurcaymaz.com/index.php/category/siir/ ✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz. Paylaş Bağlantıyı al Facebook X Pinterest E-posta Diğer Uygulamalar Yorum Gönder Yorumlar
Yüzüncü Yıl Koçaklaması
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.