Sait Maden’in "Şiirin Dip Sularında" adlı eseri, kelimelerin gizemli dünyasına yapılan sarsıcı ve estetik bir dalıştır.
Edebi İnceleme, Künye ve Şiir
-Neydi bu sözcük? -Acı!
Şiir:
Şiirin Dip Sularında
Şair:
Sait Maden
Konu:
Şiir Yazma Süreci, Kelimelerin Rengi ve Anlamın Derinliği
Edebi Dönem:
Modern Türk Şiiri / Biçimci ve İmgeci Sentez
Tematik Odak:
Şiiri oluşturan unsurların (dize, uyak, sözcük) canlı birer organizma gibi ele alınması.
Analitik Notlar:
Sait Maden, bir grafik sanatçısının titizliğiyle şiiri adeta inşa eder. Şiirde dize, bazen elden kaçan bir kelebek, bazen de bir mumya sargısı kadar sıkı bir bağdır. Şair, kelimelerin sadece anlamıyla değil, "rengiyle" ve "tadiyla" ilgilenir. Korkunun "ayva sarısı", hüzünlerin "elma tadında" olduğu bu evrende, şiir yazmak bir mağaradan geçmek kadar tehlikeli ve "acı" vericidir. Özellikle son bölümde geçen "acı" sözcüğü, tüm estetik çabanın temelindeki insani trajediyi özetler.
Yokluğunu gidermek için ararsınız yeni bir şeyler.
Zaman geçer. Bilinmedik bir yerde, umulmadık bir gün
üstünüze bir ışık düşer, aydınlanır çevreniz bütün:
yüz güneşin hep birden at sürdüğü aynaya döner deniz.
Bir de bakarsınız gökten aşağı bin kollu bir avize:
sayısız billuruyla parıltılar saçan o yitik dize!
Der gibidir size: Her zaman bu şiirin bir yerindeyiz!
2
Kendi yolumu bulurum, düşünme beni;
her sözcüğün arasından, ağaç, kor, sülün,
serçe.. kolayca geçerim, serin, mor, yeni..
ne gelirse aklına... Bak, diken'in, gül'ün
bütün dönemeçlerinde ayak izim var.
Yolda bulduğum her şeyin tadına baktım,
acı'nın liflerini çiğnedim; korkular
şarap tadındaydı, hüzünler elma... Atım
ürktü kimi sözcüklerden, zora düştüğüm,
yol değiştirdiğim zamanlar oldu. Gök, düğüm
üstüne düğüm attı geçmeyeyim diye
dağın ardına. Olsun. Ben oradan gelen
iniltileri dinledim, sık sık yükselen
çığlıklar, ağıtlar duydum. Dönmem geriye!
3
Ne bekliyorsun? Uyak mı bekliyorsun burada
yağmur bekler gibi kaç gündür?
Bak, bulutlandı yüksekler , umut kesme, incecik
bir çisenti başladı bile.
Dur, ne diye kenti çisenti'ye uydurdun? Gerek
yok daha. Az sonra her yeri
bir engerek gibi sarar yağmur; gündelik sofra
çamurla örtülür üstelik.
...Her yer su dolu, delik deşik. Gideceğin yolu
bulamazsın bu karanlıkta.
Bize buyur. Aralıkta çıkarırsın üstünü,
dinlenirsin. Uyak ararız
birlikte. Gerekirse tuzak kurarız en uzak
yerlere. Bana bırak o işi.
4
Bu şiirde her dize'nin
çizdiği gizli eğriler
üst üste gelince, senin
yollarını birer birer
düğümleyecektir, sevin,
düşünde beyaz gemiler
yüzen uzak bir kimsenin
uykusuna. Bir el siler
gibiyken o eğrileri
var hızıyla, ayrı bir el
uzanıp ileri geri
saracak seni bir mumya
sarar gibi, öyle güzel,
yok olacak eski dünya.
5
Korkular ne renktedir, düşündün mü hiç,
ayva sarısı mı, üvez renginde mi,
küf yeşili mi yoksa? Ya senin sevinç
çığlıkların sülün kuyruğu, kuş yemi,
serçe göğsü renginde mi? Ben öpe öpe
bakıyorum her şeyin tadına. Tanrı
ne renkte, senin renginde mi, körpe
kuzukulağı renginde mi? Dağları
örten şu kızıl akşam sisleri, kuşku
mu yoksa acı mı? Mor kanatlı bir uyku
dönüp duruyor havada, narçiçeği
gökyüzü bir benim yüzüme benzerken
bir senin yüzüne... Ben bunları derken
nasıl açıyor bulduğum renkler gerçeği!
6
Bir sözcüğü değiştirmek istersiniz de
bozarsınız ya kapanmış bir dize'nizi,
çözüp yolu düğümünden, çözüp denizi
halatından ağır ağır, içerinizde
uzun bir geziye çıkıp, şu liman senin,
bu liman benim gidersiniz ya; derken
yeni bir yığın sözcükle kabarır yelken;
hangisini isterseniz alın, kimsenin
bilmediği bir düşte avuç avuç yıldız
ya da kucaklar dolusu gül topladınız
dizenizde boş kalan yere. Sizin bunca
çabanıza karşın, o da ne? eski sözcük,
gözlerinin içinde hınzır bir gülücük,
uzanmış kendi yerine boylu boyunca!
7
Bir sözcüğün içinden geçiyoruz seninle,
ufacık bir sözcüğün, yaprak gibi, kırlangıç
gibi... İlerden gelen şu çağıltıyı dinle
karanlıkta: Derin bir suyu usta bir dalgıç
gibi geçmemiz gerek...
Evet, şimdi sivri, sert
taşlara sürtünerek gideceksin. Mağara
gibi bir yer burası. Bir uğultu var, evet,
ateşböcekleri var, gözler var, ara ara
yanıp sönen... Güç adım atıyoruz yapışkan
çamura bata çıka... Ansızın ilerde kan
rengi yapraklarıyla yükselen bir ağaç, ve,
üzerinde bir yığın insan yüzü, tek meyve...
Korkma, yolun sonuna az kaldı. Şu burgacı
aşınca kurtuluruz.
-Neydi bu sözcük?
-Acı!
Sait Maden
🎭 Şairin Portresi
Sait Maden
(1931 - 2013)
Türk grafik sanatının öncülerinden, çevirmen ve şair Sait Maden, disiplinlerarası sanat anlayışının en önemli temsilcilerindendir. Binlerce kitap kapağı tasarımıyla görsel kültürümüze yön verirken, şiirlerinde de dilin mimari yapısını ve estetik sınırlarını zorlamıştır. Lorca'dan Neruda'ya kadar pek çok dünya şairini Türkçeye kazandıran Maden, kendi şiirlerinde de kristal bir berraklık ve derin bir imge dünyası kurmuştur.
Sait Maden’in şiiri bir "renkler ve tatlar" galerisi gibi kurgulaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin zihninizde "korku" hangi renge bürünüyor? Şiirin sonunda ulaşılan o tek meyveli ağaç ve "acı" sözcüğü, sizce de tüm yaratım sürecinin kaçınılmaz sonu mudur? Kelimelerin hınzır gülücüklerine dair kendi tanıklıklarınızı Siirrafim.art topluluğuyla paylaşarak bu derin suya bir taş da siz atın.
Edebi İnceleme, Künye ve Şiir
Analitik Notlar:
Sait Maden, bir grafik sanatçısının titizliğiyle şiiri adeta inşa eder. Şiirde dize, bazen elden kaçan bir kelebek, bazen de bir mumya sargısı kadar sıkı bir bağdır. Şair, kelimelerin sadece anlamıyla değil, "rengiyle" ve "tadiyla" ilgilenir. Korkunun "ayva sarısı", hüzünlerin "elma tadında" olduğu bu evrende, şiir yazmak bir mağaradan geçmek kadar tehlikeli ve "acı" vericidir. Özellikle son bölümde geçen "acı" sözcüğü, tüm estetik çabanın temelindeki insani trajediyi özetler.
Şiirin Dip Sularında
🎭 Şairin Portresi
📚 Kaynaklar ve Referanslar
🔗 İlginizi Çekebilir: Şiir Arşivi: Tüm Şiirler ve Alfabetik Sıralama
💬 Düşüncelerinizi Paylaşın:
Sait Maden’in şiiri bir "renkler ve tatlar" galerisi gibi kurgulaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin zihninizde "korku" hangi renge bürünüyor? Şiirin sonunda ulaşılan o tek meyveli ağaç ve "acı" sözcüğü, sizce de tüm yaratım sürecinin kaçınılmaz sonu mudur? Kelimelerin hınzır gülücüklerine dair kendi tanıklıklarınızı Siirrafim.art topluluğuyla paylaşarak bu derin suya bir taş da siz atın.
Daha Fazla Sait Maden
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.