"bu şehri bu yağmuru / bu düşleri / bu aşkı bu kavgayı bu kederi / size bırakarak."
Şiir:
Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder
Şair:
Behçet Aysan
Konu:
Bir şehirden ve sevdiklerinden vedalaşma; geride bırakılan aşk, kavga ve keder
Edebi Dönem:
Çağdaş Türk Şiiri (1980 Sonrası)
Tematik Odak:
Veda, kentsel yalnızlık, bellek, aşkın kalıcılığı, toplumsal aidiyet
Analitik Notlar: Üç bölümden oluşan bu şiirde Behçet Aysan, bir şehirden ayrılışı hem bireysel hem toplumsal bir veda ritüeline dönüştürür. "Hoşça kal" tekrarı bir nakarat gibi işlev görerek şiire türkü ve mersiye havasını birlikte katar; ayak izi, ıslık, karlı sokaklar gibi izler birikimli bir özlem duygusunun taşıyıcısına dönüşür. İkinci bölümdeki kum saati, eski komodin ve kırık sandalye imgesi geçici olanın kalıcı bir anıya dönüşme sürecini somutlaştırır. Şiirin kapanışındaki "bu aşkı bu kavgayı bu kederi size bırakarak" dizesi, Aysan'ın şiir evrenindeki bireysel ile toplumsal arasındaki köprüyü bir kez daha kurar; ayrılık yalnızca mekânsal değil, varoluşsal bir devir teslimdir.
Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder — Behçet Aysan.
Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder
1.
hoşça kal ayak izim
serseri sokaklarda
hoşça kal
kendine bir başka
gökyüzü büyüten
kardeşim
gece feneri
hoşçakal kal çaldığım
ıslık
söylediğim türkü
doludizgin karlarda.
hoşça kal
annemin
yüzü
hep beyaz yaşmaklı
sırı dökülmüş bir yalnız
aynada.
hoşça kal
dolunayın
altında
ıhlamur ağaçlarına
kazıdığım
şey
hoşça kal uzaklarda yanan
anızların parıltısı hoşça kal.
2.
bir gün gelecek bu gün de
bir anı olacak nasılsa
oturduğumuz bu masa
bu kum saati, bu rüzgar, bu eski
komodin
bu kırık
sandalye
bu kelepir yürek
bu aşk
nasılsa.
3.
hoşça kal ayak izim
serseri sokaklarda
hoşça kal
yarım kalmış
duvar yazıları
hoşça kal
bir gün gelecek
akacak yeraltı suları
hoşça kal
yakut, bezirgan, gön
hoşça kal eski zaman
aktarları
gidiyorum
bu şehri bu yağmuru
bu düşleri
bu aşkı bu kavgayı bu kederi
size bırakarak.
— Behçet Aysan
Edebi İnceleme, Künye ve Şiir
Analitik Notlar: Üç bölümden oluşan bu şiirde Behçet Aysan, bir şehirden ayrılışı hem bireysel hem toplumsal bir veda ritüeline dönüştürür. "Hoşça kal" tekrarı bir nakarat gibi işlev görerek şiire türkü ve mersiye havasını birlikte katar; ayak izi, ıslık, karlı sokaklar gibi izler birikimli bir özlem duygusunun taşıyıcısına dönüşür. İkinci bölümdeki kum saati, eski komodin ve kırık sandalye imgesi geçici olanın kalıcı bir anıya dönüşme sürecini somutlaştırır. Şiirin kapanışındaki "bu aşkı bu kavgayı bu kederi size bırakarak" dizesi, Aysan'ın şiir evrenindeki bireysel ile toplumsal arasındaki köprüyü bir kez daha kurar; ayrılık yalnızca mekânsal değil, varoluşsal bir devir teslimdir.
Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.