Akgün Akova, Baba Bana Bağırma — Şiir Analizi ve İncelemesi

Son Baskı: 20.7.26 | Hesaplanıyor...

Akgün Akova, Baba Bana Bağırma — Şiir Analizi ve İncelemesi

Baba bana bağırma, / kendine bağır, / yoksa her şey bitebilir...
ŞiirBaba Bana Bağırma
ŞairAkgün Akova (1962– )
KonuBabaya seslenen; siyasi yalanlara, sansüre ve toplumsal unutmaya karşı bir hesaplaşma ve tanıklık şiiri
Edebi DönemÇağdaş Türk Şiiri, 20.-21. Yüzyıl
Tematik OdakBaba-evlat çatışması, siyasi bellek, sansür, toplumsal yalanlar, tanıklık, ironi
KaynakBaba Bu Kitap Sana, S. 234–236

Analitik Notlar

Akova'nın şiiri, "Yol ıslanmasın diye şemsiye açanlara" ithafıyla açılır — büyük felaketleri görmezden gelip küçük, gösterişçi bir özene sarılan bir zihniyete yöneltilmiş ince bir ironi. Bu ton, şiirin geneline yayılır: "baba" hem gerçek bir ebeveyn hem de otoriter, paternalist bir düzenin simgesi olarak iki katmanlı okunur. "Bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan" ve "kapıları, pencereleri alıp gittiler" dizeleri, çocukluğun ve ifade özgürlüğünün aynı anda susturulduğunu; "çevreye saçılan yavru diktatörler" imgesi ise otoriterliğin en küçük ölçekte bile kendini yeniden ürettiğini gösterir.

Şiirin omurgasını "yalanları yazdım defterime, hiç unutmadım" nakaratı kurar — bu, dayatılan unutmaya karşı bir direniş beyanıdır. Akova, bu direnişi somut, tarihe kayıtlı referanslarla besler: "radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanlar" ifadesi, 1986 Çernobil faciası sonrasında Türkiye'de kamuoyuna yönelik yetersiz ve yanıltıcı resmi açıklamalara; "Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın" dizesi, 1993'te suikaste kurbanı giden gazeteci-yazar Uğur Mumcu'ya; "depolara indirilen Lenin heykelleri" ise Sovyetler Birliği'nin çöküşüne gönderme yapar. Bu liste, şiiri kişisel bir baba-oğul çatışmasından çıkarıp bir kuşağın toplu belleğine dönüştürür; şair burada bir tarihçi gibi değil, unutmayı reddeden bir tanık gibi konuşur.

Şiirin son bölümü, Buenos Aires'e, tangoya, estetik bir kaçışa duyulan özlemle başlar — ama bu özlem hemen reddedilir: "iyi ki buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan." Bu tercih, şiirin asıl politik duruşudur: kaçmak yerine tanıklık etmeyi seçmek. Kapanışta "ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin partiler getirdi baba" dizesiyle itham doğrudan babaya yöneltilir; babanın artık yalnızca bir otorite figürü değil, kendi siyasi tercihlerinin sorumlusu bir birey olarak görülmesi istenir. Şiirin son sorusu — "bacağından vurulursa bir şiir, nereye kadar gidebilir?" — şiirin kendi siyasi gücünün sınırlarını sorgularken, öfkeyi son anda evlada değil babanın kendisine yöneltir: "kendine bağır."

Akgün Akova, Baba Bana Bağırma — Şiir Analizi ve İncelemesi
Akgün Akova, Baba Bana Bağırma
BABA BANA BAĞIRMA
— Yol ıslanmasın diye şemsiye açanlara —
Baba bana bağırma, bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan, kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun, kapılar baba kapılar, pencereleri alıp gittiler, tenorlar kaçtı ses tellerinden, çevreye saçıldı yavru diktatörler, seni ne sopranolar istedi de vermedik baba. Baba bana bağırma, bayrak direklerine konan kartalları anlat, uzun uzadıya, nasıl da göremediler avcıları o keskin gözleriyle, vah hah ha. Şans yıldızlara özgü bir yalan baba, yıldızlara tükürüp tükürüp onları gezegen yaptınız, savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna. Yalanları yazdım defterime, hiç unutmadım, radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanları, çiğleri, Meclis tavanını çiğ köftelerle çiğneyen, doğum sonrası acılarını cüce ülkeler doğuran kadınların. Hiç unutmadım, sakallarını yüzlerinde, yüzlerini sakallarında unutan adamları ve ısırgan tarlalarındaki parçalarını Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın. Hiç unutmadım uzak yakın tüm tuzakları baba, yolun ezdiği oyuncak bir kamyonsun sen, bir gam ağacısın, kar yüküne dayanamayıp kırılan. İlkbaharı gerzeklere ödünç verdin, geri getirmediler, güneşin başına gelenleri biz ilkbaharsız nasıl anlarız baba? Baba bana bağırma, bir kulağımdan giriyor sözlerin, öbür kulağımı tıkıyor. Buenos Aires'te olsaydım diyorum içimden, Eva'nın peronunda, karanlıktan kuşlar çalan bir tren, bir bıçak kaçağı, tangonun bacaklarını havaya kaldırdığı kentte, ama iyi ki buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan. Burada, bilginin bilgisizlikten daha çok acı verdiği yerde, burada, tam karşında. Hapisanelerde hintyağı gibi bir şeydi zaman, hastanelerde pıhtılaşmış kan gemisi gibi yol alırdı saatler. Karılarının namuslarını dillerinde saklayan adamlar vardı bir taraflarda, televizyon kanallarında yitirilen çocuklar, gökyüzüne düşmemek için denize yapışan balıklar ve depolara indirilen Lenin heykelleri vardı Sovyet Rusya'da. Kafandaki duvarları niye cebine koymuyorsun sen baba? Baba bana bağırma, farkında değilsin, arkasını ezilenlerin yaladığı bir posta puludur dünya. Bir karadelik yutana kadar uzayda bizi, asansör boşluğuna itilen bir kedisin sen. Söylemenin tam sırası, ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin partiler getirdi baba. Ama ben buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan, bir yaşamlık kaygı duruşundayım, yakın tarihimiz için. Baba bana bağırma, bacağından vurulursa bir şiir, nereye kadar gidebilir? Bana bağırma baba, kendine bağır, yoksa her şey bitebilir...
Akgün Akova (1962– )

Akgün Akova — Şairin Portresi

Akova'yı sitemizin Çağdaş Türk Şairleri ve Şiirleri rafında, 1962 doğumlu diğer şairlerle birlikte de bulabilirsiniz.

Akgün Akova, 5 Şubat 1962'de Sakarya'nın Akyazı ilçesinde doğdu. 1979'da Gebze Lisesi'ni bitirdikten sonra 1985'te Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu; yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü'nde tamamladı. İlk şiiri 1984'te Milliyet Sanat dergisinde yayımlandı; ilk şiir kitabı Sansürttürme Şair Abüüü ise 1991'de çıktı. "Baba Bana Bağırma" adını taşıyan şiir kitabı 1994'te yayımlandı — elinizdeki şiirin de bu kitaptan geldiği düşünülmektedir.

Şiir dışında deneme, fotoğraf ve gezi yazarlığı alanlarında da üretken olan Akova, 1998-2006 yılları arasında Voyager dergisinde seyahat editörlüğü yaptı; National Geographic ve Skylife gibi dergilerde beş binden fazla fotoğrafı ve dört yüzden fazla gezi yazısı yayımlandı. Gerçek ile düşü iç içe geçirdiği Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü adlı denemesiyle 1998 Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü'nü kazandı. Şiirlerinde ironik, düşsel ve zaman zaman sert bir toplumsal eleştiri diliyle tanınan Akova, 1993 Truva ve 2003 Dionysos Şiir Ödüllerine layık görüldü.

Bugüne dek şiir, deneme, fotoğraf ve gezi alanlarında yirmi beşten fazla kitabı yayımlanan Akova, İstanbul Oyuncak Müzesi'nde "Yaratıcılık Kulübü"nü yönetmekte, çeşitli üniversite ve eğitim kurumlarında yaratıcılık dersleri vermektedir. TRT ve Açık Radyo'da sunuculuk, metin yazarlığı ve program yapımcılığı da yapan sanatçı, 2014'te Polonya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından "Bene Merito Şeref Nişanı"na layık görülmüştür. Eserleri birçok dile çevrilmiş olan Akova, üretimini günümüzde de sürdürmektedir.

Kaynaklar: TEİS — Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü · Vikipedi — Akgün Akova · turkedebiyati.org — Akgün Akova

Sıkça Sorulan Sorular

Bu şiir hangi kaynaktan alınmıştır?

Şiir, Baba Bu Kitap Sana adlı kitapta 234-236. sayfalarda yer almaktadır. Akgün Akova'nın 1994'te yayımlanan Baba Bana Bağırma adlı şiir kitabı da aynı adı taşır; şiirin bu kitaptan geldiği düşünülmektedir.

Şiirin başındaki ithaf ne anlama geliyor?

"Yol ıslanmasın diye şemsiye açanlara" ithafı, büyük meselelere göz yumup küçük, gösterişçi bir özene sarılan bir zihniyeti ironik biçimde hedef alır. Şiirin geneline yayılan, gerçek sorunları görmezden gelme eleştirisiyle doğrudan bağlantılıdır.

Akgün Akova kimdir?

Akgün Akova (d. 1962), şiir, deneme, fotoğraf ve gezi yazarlığı alanlarında yirmiden fazla kitabı bulunan Türk şair ve fotoğraf sanatçısıdır. 1993 Truva ve 2003 Dionysos Şiir Ödülleri sahibidir.

Kaynaklar

Bu şiir; Şiirler, Baba Şiirleri ve Akgün Akova etiketleriyle de bulunabilir.

Sizin Defterinizde Neler Yazılı?

Akova, unutmamayı bir direniş biçimi olarak sunuyor bu şiirde. Sizce bir kuşağın "hiç unutmadım" demesi, gerçekten bir şeyi değiştirebilir mi, yoksa yalnızca bir vicdan rahatlatma mı? Yorumlarda buluşalım.

Favorilere Ekle
Favorilere eklemek için Google hesabınla giriş yapman gerekiyor.

💡 Okur Notu & Bilgilendirme

✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.

✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.

🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:

Yorum Gönder

Yorumlar