Belki Yine Gelirim Üzerine — Şiir Analizi ve İnceleme
"ipince bir su gibi sızıyorum şimdi, gecenin tenha göğsüne / sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz / belki yine gelirim sesime ses veren olursa bir gün."
Şiir
Belki Yine Gelirim
Şair
Ahmet Telli (1946–2026)
İthaf
Cemil Çakır hocaya
Konu
Siyasi baskı altında sessizleşen kent; gidenler, yakılan kitaplar ve "belki yine gelmek" üzerine veda
Edebi Dönem
Toplumcu Gerçekçilik / 1960 Sonrası İkinci Kuşak Türk Şiiri
Tematik Odak
Sessizleşen kent, siyasi yalnızlık, kaybedilen yoldaşlar, yakılan kitaplar, gitmek ve veda
Kaynak
Kalbim Unut Bu Şiiri, s. 41
Analitik Notlar
"Belki Yine Gelirim", Ahmet Telli'nin adını taşıyan 1984 tarihli kitabında yer alan ve onun şiirinin hem başlığına hem de ruhuna en çok sinen şiirlerinden biridir. Şiir, yedi bölüme ayrılmış uzun bir iç hesaplaşma olarak ilerler ve her bölümün sonunda ya da arasında "dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük" dizesi bir nakarat gibi döner. Bu tekrar, sözcüklerin yetersizliğini değil tükenmişliği simgeler: öfke, küfre kadar büyümüş ama onu bile dile getiremiyor şair. "Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir" açılışı, şiiri hemen bedenin içine çeker; bu yalnızca siyasi bir şiir değil, derisi içinde yanmış bir insanın şiiridir.
"Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini" dizesiyle şiir, 12 Eylül'ün ardından sürgüne, cezaevine ya da sessizliğe gönderilenlere yönelir. "Tükürsem cinayet sayılıyor" alıntısı, sansürün ve baskının günlük dile nasıl sızdığını gösterir; en basit öfke ifadesi bile suç sayılmaktadır. "Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı / geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye" dizeleri ise hem biyografik hem sembolik bir yanma sahnesidir: Telli'nin kitapları yasaklanmış, çeşitli davalarda yargılanmıştır. Ama o külleri geri istememektedir — yangınlar çıksın diye. Bu tutum, TEİS'in onun için kullandığı "yaralı bir savaşçı profili" tanımını şiirsel olarak doğrular.
Şiirin kapanışı, Telli'nin tüm şiir hayatının en sessiz ve en ağır cümlesidir: "belki yine gelirim sesime ses veren olursa bir gün." Bu dize artık yalnızca bir şiirin kapanışı değildir. 10 Temmuz 2026'da, Ankara'da 79 yaşında hayatını kaybeden Ahmet Telli'nin son kitabında sakladığı bu cümle, şimdiden ölümünden sonra ses bulmuştur. "İpince bir su gibi sızıyorum şimdi, gecenin tenha göğsüne" — bu gitmek, nihayetinde geri dönmemek üzere bir gidiştir. Türk şiiri bugün hem onun gülüşünü hem de bu son cümleyi taşıyarak okumak zorundadır.
Belki Yine Gelirim — Ahmet Telli
Belki Yine Gelirim
— Cemil Çakır hocaya —
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
her sözcük dilimin ucunda küfre dönüşüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler
Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
"Tükürsem cinayet sayılıyor" diyordu birisi
tükürsek cinayet sayılıyor artık
ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense
ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
okuduğum bütün kitaplar paramparça
çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri birbaşıma
bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler
bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilemez bir karma isteği
dizginlerini koparan bir at sanki bu
soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
ama hâlâ bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez
şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkar şimdi, bütün ışıklarını söndür
sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum şimdi, gecenin tenha göğsüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
belki yine gelirim sesime ses veren olursa bir gün.
— Ahmet Telli
Sıkça Sorulan Sorular
"Belki Yine Gelirim" hangi kitapta yer almaktadır?
+
Şiir, Ahmet Telli'nin Kalbim Unut Bu Şiiri kitabının (s. 41) yanı sıra 1984 yılında yayımlanan aynı adlı şiir kitabında da yer almaktadır. "Belki Yine Gelirim" hem şairin en çok tanınan şiirlerinden biri hem de adını taşıyan kitabın simgesi olarak Türk şiirinin kıyılarında kalmaya devam etmektedir.
Şiirde "gidenler" kimlerdir?
+
"Gidenler", 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından cezaevine giren, sürgüne gönderilen, susturulan ya da hayatını kaybeden solcu aydın, yazar ve şair kuşağını simgeler. Telli bu şiiri hem onları özleyen bir kentin dili olarak hem de bizzat o ortamın içinde kalmaya çalışan birinin itirafı olarak kurmuştur. "Tükürsem cinayet sayılıyor" alıntısı, bu baskı atmosferinin günlük dile nasıl sızdığını gösterir.
Ahmet Telli kimdir ve ne zaman vefat etmiştir?
+
Ahmet Telli (2 Aralık 1946 – 10 Temmuz 2026), 1960 sonrası Türk şiirinin toplumcu gerçekçi ikinci kuşağının en özgün seslerinden biridir. Hüzün, isyan, sevda ve direnişi aynı şiir evreninde buluşturan Telli, şiirlerinin yanı sıra öğretmenliği ve yayıncılığıyla da edebiyat camiasında iz bıraktı. Akciğer kanseri nedeniyle uzun süre hastanede tedavi gören şair, 10 Temmuz 2026'da Ankara'da 79 yaşında hayatını kaybetti.
Ahmet Telli, "belki yine gelirim sesime ses veren olursa bir gün" demişti. 10 Temmuz 2026'da aramızdan ayrıldı. Şimdiden o ses, sesimize karışmış; bu şiiri okuyan her yürek ona ses vermektedir. Bu dizelerden hangisi sizin için özel bir anlam taşıyor? Yorumlarda paylaşın.
Favorilere Ekle
Favorilere eklemek için Google hesabınla giriş yapman gerekiyor.
💡Okur Notu & Bilgilendirme
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Belki Yine Gelirim Üzerine — Şiir Analizi ve İnceleme
Analitik Notlar
"Belki Yine Gelirim", Ahmet Telli'nin adını taşıyan 1984 tarihli kitabında yer alan ve onun şiirinin hem başlığına hem de ruhuna en çok sinen şiirlerinden biridir. Şiir, yedi bölüme ayrılmış uzun bir iç hesaplaşma olarak ilerler ve her bölümün sonunda ya da arasında "dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük" dizesi bir nakarat gibi döner. Bu tekrar, sözcüklerin yetersizliğini değil tükenmişliği simgeler: öfke, küfre kadar büyümüş ama onu bile dile getiremiyor şair. "Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir" açılışı, şiiri hemen bedenin içine çeker; bu yalnızca siyasi bir şiir değil, derisi içinde yanmış bir insanın şiiridir.
"Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini" dizesiyle şiir, 12 Eylül'ün ardından sürgüne, cezaevine ya da sessizliğe gönderilenlere yönelir. "Tükürsem cinayet sayılıyor" alıntısı, sansürün ve baskının günlük dile nasıl sızdığını gösterir; en basit öfke ifadesi bile suç sayılmaktadır. "Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı / geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye" dizeleri ise hem biyografik hem sembolik bir yanma sahnesidir: Telli'nin kitapları yasaklanmış, çeşitli davalarda yargılanmıştır. Ama o külleri geri istememektedir — yangınlar çıksın diye. Bu tutum, TEİS'in onun için kullandığı "yaralı bir savaşçı profili" tanımını şiirsel olarak doğrular.
Şiirin kapanışı, Telli'nin tüm şiir hayatının en sessiz ve en ağır cümlesidir: "belki yine gelirim sesime ses veren olursa bir gün." Bu dize artık yalnızca bir şiirin kapanışı değildir. 10 Temmuz 2026'da, Ankara'da 79 yaşında hayatını kaybeden Ahmet Telli'nin son kitabında sakladığı bu cümle, şimdiden ölümünden sonra ses bulmuştur. "İpince bir su gibi sızıyorum şimdi, gecenin tenha göğsüne" — bu gitmek, nihayetinde geri dönmemek üzere bir gidiştir. Türk şiiri bugün hem onun gülüşünü hem de bu son cümleyi taşıyarak okumak zorundadır.
Belki Yine Gelirim
— Cemil Çakır hocaya —
Sıkça Sorulan Sorular
"Belki Yine Gelirim" hangi kitapta yer almaktadır? +
Şiirde "gidenler" kimlerdir? +
Ahmet Telli kimdir ve ne zaman vefat etmiştir? +
Sesine Ses Verin
Ahmet Telli, "belki yine gelirim sesime ses veren olursa bir gün" demişti. 10 Temmuz 2026'da aramızdan ayrıldı. Şimdiden o ses, sesimize karışmış; bu şiiri okuyan her yürek ona ses vermektedir. Bu dizelerden hangisi sizin için özel bir anlam taşıyor? Yorumlarda paylaşın.
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.