Türk Dili Dil ve Edebiyat Dergisi, Ocak 1954, S: 28, s. 215–216
Analitik Notlar
Ölüm Hükümran Olmıyacaktır, adını doğrudan Pavlus'un Romalılara Mektubu'ndan (6:9) alan bir şiirdir; ancak Thomas bu dini formülü kilisenin diliyle değil, bedenin en çıplak, en fiziksel diliyle yeniden kurar. Şiirin açılışında "çırılçıplak ölüler" rüzgârdaki ve aydaki adamla bir olur — bu, dirilişin soyut bir vaadi değil, dağılan bedenin doğrudan doğaya karışmasıdır. Kemikler tertemiz olup yok olduğunda bile ayaklar ve bilekler "yıldızdan olacaktır" dizesi, Thomas'ın karakteristik mikrokozmos-makrokozmos bağlantısını (insan bedeninin evrenin yapısına denk düşmesi) doğrudan sahneler. Redif her dörtlüğün sonunda bir kapı gibi kapanır, ama her seferinde farklı bir tehdidi geçersiz kılarak.
İkinci dörtlük, şiirin en somut işkence imgelerini taşır: çemberde kıvranan sinirler, gerilip kopan "İnanlar" (imanlar), paramparça olan ama bölünmeyen bedenler. Burada Thomas, John Donne'un "Devotions Upon Emergent Occasions" adlı eserindeki ıstırap imgelerinden beslenir; ama Donne'un dindar teslimiyetinin aksine, Thomas'ın direnişi neredeyse inatçı bir fiziksel dayanıklılıktır — parçalanma kabul edilir, ama nihai çözülme reddedilir. Ecevit'in çevirisinde "Split all ends up they shan't crack" dizesinin "Paramparça da olsalar bölünmeyeceklerdir" şeklinde Türkçeleştirilmesi, orijinaldeki paradoksu (kırılma olur ama çatlama olmaz) bütünlük vurgusuna kaydırarak şiire kendi diline özgü bir tutarlılık kazandırır.
Son dörtlük, duyusal yoksunlukla ilerler: martı sesi kesilir, dalgalar susar, çiçek başını kaldırmaz olur — dünya, ölülerden önce sessizleşmiş gibidir. Ama Thomas son anda bu sessizliği tersine çevirir: "papatyaların içinden" çiviler gibi sürüp çıkan başlar, ölümün sessizliğini bile bir büyüme imgesine dönüştürür. Şiirin 1936'da Twenty-five Poems'in son şiiri olarak konumlandırılması tesadüf değildir; kitabın kendisi kuşkuyla dolu bir seyir izlerken, Thomas bilerek en iyimser şiirini en sona bırakmış, kitabı bir onaylama notuyla kapatmayı tercih etmiştir.
Dylan Thomas, Ölüm Hükümran Olmıyacaktır
ÖLÜM HÜKÜMRAN OLMIYACAKTIR
Ölüm hükümran olmıyacaktır.
Çırılçıplak ölüler
Rüzgârdaki, aydaki adamdan olacaktır;
Kemikleri tertemiz, ve tertemiz kemikleri yok olduğunda,
Ayakları, bilekleri yıldızdan olacaktır;
Akıllı olacaklardır delirseler bile,
Denizlere de batsalar yükseleceklerdir gene;
Âşıklar yok olsa da aşk kalacaktır;
Ölüm hükümran olmıyacaktır.
Ölüm hükümran olmıyacaktır.
Denizin esişleri altında uzun yatan onlar
Rüzgâr gibi esip ölmeyeceklerdir;
Çemberlere gerili kıvranıp, çözülse de sinirleri
Kırılmayacaktır onlar.
Ellerinde gerilip kopacaktır İnanları,
Kötülükler dolu dizgin ezip geçecektir onları,
Paramparça da olsalar bölünmeyeceklerdir;
Ölüm hükümran olmayacaktır.
Ölüm hükümran olmayacaktır.
Haykırmaz olsa da martılar kulaklarında
Dalgalar kıyılarda gürüldemez bile olsa;
Çiçekler açan yerlerde bir çiçek bile artık
Başını yağmurlara kaldırmaz olsa;
Deli de olsalar, ölü de olsalar çiviler gibi
Başları papatyaların içinden sürer gibi
Çıkacaktır onlar güneşe sönünceye kadar güneş,
Ölüm hükümran olmıyacaktır.
Dylan Thomas (1914–1953)
Çeviren: Bülent Ecevit
Çevirmen Üzerine: Bülent Ecevit'in Şiir Çevirmenliği
Bu çevirinin altındaki isim, birçok okuru şaşırtabilir: Bülent Ecevit, 1974, 1977, 1978 ve 1999 yıllarında başbakanlık yapmış bir devlet adamı olarak tanınır; ama edebiyat kariyeri siyasetinden çok daha eskiye dayanır. Robert Koleji ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi'nde eğitim gören Ecevit, genç yaşta İngilizce çevirmenliğe başlamış; Dylan Thomas'ın yanı sıra T.S. Eliot ve Rudyard Kipling gibi Anglosakson şairlerden yaptığı çevirileri sonradan Şiirler: Şiir Çevirileri, Yazın ve Sanat Yazıları adlı kitabında bir araya getirmiştir. Akademik çeviribilim literatüründe Ecevit'in çevirmenliği bugün de incelenmeye değer bulunur; bu, bir devlet adamının edebiyata olan ilgisinin arızi değil, disiplinli bir emek meselesi olduğunu gösterir.
Dylan Thomas — Şairin Portresi
Dylan Marlais Thomas, 27 Ekim 1914'te Galler'in Swansea kentinde, bir İngilizce öğretmeni olan babası David John Thomas ile terzi annesi Florence Hannah'nın ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Okulda akademik olarak öne çıkmasa da erken yaşta şiire yeteneği belli oldu; on altı yaşında okulu bırakıp South Wales Daily Post gazetesinde muhabirliğe başladı. 1931-1935 arasında yazdığı yaklaşık iki yüz şiirden bir kısmı henüz on sekiz yaşındayken yayımlandı — bunların ilki, 1933'te New English Weekly'de basılan tam da bu şiir, "And Death Shall Have No Dominion" oldu. 1934'te yayımlanan ilk kitabı Eighteen Poems, önce sessiz kalsa da kısa sürede etkili eleştirmenlerin dikkatini çekti.
Thomas'ın şiiri, sözcüklerin sesine ve çok anlamlılığına duyduğu neredeyse saplantılı ilgiyle şekillenir; kozmik ve cinsel imgelerin iç içe geçtiği, alışılmadık bir sözdizimi kurar. 1936'da yayımlanan ikinci kitabı Twenty-five Poems, dini ve doğaya dair inançlarını daha açık taşır ve bu şiiri de içerir. 1937'de dansçı Caitlin Macnamara ile evlenen Thomas, Galler'in küçük balıkçı kasabası Laugharne'e yerleşti; burası, savaş yıllarında Londra'ya yaptığı uzun aralıklara rağmen onun kalıcı adresi oldu. 1946'da yayımlanan Deaths and Entrances, "Fern Hill" ve "Poem in October" gibi en tanınmış şiirlerini içeren, kariyerinin doruk noktası sayılan kitabıydı.
1950'lerin başında ABD'ye düzenlediği okuma turneleriyle efsanevi bir üne kavuşan Thomas, sahnedeki teatral ve alkol dolu performanslarıyla "sarhoş ve mahkûm şair" imajını kendisi de besledi. Son büyük eseri, radyo oyunu Under Milk Wood'u Amerika'daki son aylarında telaşla tamamladı; oyunun ilk okumasından altı ay sonra, 9 Kasım 1953'te New York'ta, alkol ve ilaç kullanımının yol açtığı komplikasyonlar sonucu otuz dokuz yaşında hayatını kaybetti. Bugün yirminci yüzyılın en özgün Galli şairlerinden biri sayılan Thomas'ın eserleri, Türkçeye Behçet Necatigil, Can Yücel, Cevat Çapan ve Bülent Ecevit gibi isimler tarafından farklı dönemlerde kazandırılmıştır. Şairin bir başka tanınmış şiiri olan "O Güzel Geceye Yumuşakça Girme"yi (Do not go gentle into that good night) sitemizin Dünya Şairleri ve Şiirleri sayfasında bulabilirsiniz.
Bu şiirin orijinal İngilizce adı nedir ve nereden geliyor?
Şiirin orijinal adı "And Death Shall Have No Dominion"dır. Başlık, Aziz Pavlus'un Romalılara Mektubu 6:9 ayetinden gelir: "Ölümden dirilen Mesih artık ölmeyecektir, ölüm artık O'na egemen değildir." Dylan Thomas bu dini imgeyi ölümsüzlüğe dair kişisel bir inanca dönüştürmüştür.
Şiiri Türkçeye kim çevirmiştir?
Şiir, gazeteci, yazar ve sonradan Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı yapacak olan Bülent Ecevit tarafından çevrilmiş ve Ocak 1954'te Türk Dili Dil ve Edebiyat Dergisi'nde yayımlanmıştır.
Bu redif, her dörtlüğün sonunda tekrarlanarak ölümün insan bilincini, aşkı ve doğayla kurulan bağı yok edemeyeceğine dair bir inanç bildirisi işlevi görür. Şiir boyunca bedenin çözülüşü anlatılsa da, redif her seferinde bu çözülüşün nihai bir yenilgi olmadığını vurgular.
Thomas bu şiirde ölümü bedenin dışına iterek aşkta, doğada ve bilinçte bir direniş noktası arıyor. Sizce Ecevit'in çevirisinde en çok hangi dize, orijinalin gücünü Türkçede yeniden kuruyor? Yorumlarda buluşalım.
Favorilere Ekle
Favorilere eklemek için Google hesabınla giriş yapman gerekiyor.
💡Okur Notu & Bilgilendirme
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Dylan Thomas, Ölüm Hükümran Olmıyacaktır — Şiir Analizi ve Türkçe Çeviri
(orijinal adı: And Death Shall Have No Dominion)
Analitik Notlar
Ölüm Hükümran Olmıyacaktır, adını doğrudan Pavlus'un Romalılara Mektubu'ndan (6:9) alan bir şiirdir; ancak Thomas bu dini formülü kilisenin diliyle değil, bedenin en çıplak, en fiziksel diliyle yeniden kurar. Şiirin açılışında "çırılçıplak ölüler" rüzgârdaki ve aydaki adamla bir olur — bu, dirilişin soyut bir vaadi değil, dağılan bedenin doğrudan doğaya karışmasıdır. Kemikler tertemiz olup yok olduğunda bile ayaklar ve bilekler "yıldızdan olacaktır" dizesi, Thomas'ın karakteristik mikrokozmos-makrokozmos bağlantısını (insan bedeninin evrenin yapısına denk düşmesi) doğrudan sahneler. Redif her dörtlüğün sonunda bir kapı gibi kapanır, ama her seferinde farklı bir tehdidi geçersiz kılarak.
İkinci dörtlük, şiirin en somut işkence imgelerini taşır: çemberde kıvranan sinirler, gerilip kopan "İnanlar" (imanlar), paramparça olan ama bölünmeyen bedenler. Burada Thomas, John Donne'un "Devotions Upon Emergent Occasions" adlı eserindeki ıstırap imgelerinden beslenir; ama Donne'un dindar teslimiyetinin aksine, Thomas'ın direnişi neredeyse inatçı bir fiziksel dayanıklılıktır — parçalanma kabul edilir, ama nihai çözülme reddedilir. Ecevit'in çevirisinde "Split all ends up they shan't crack" dizesinin "Paramparça da olsalar bölünmeyeceklerdir" şeklinde Türkçeleştirilmesi, orijinaldeki paradoksu (kırılma olur ama çatlama olmaz) bütünlük vurgusuna kaydırarak şiire kendi diline özgü bir tutarlılık kazandırır.
Son dörtlük, duyusal yoksunlukla ilerler: martı sesi kesilir, dalgalar susar, çiçek başını kaldırmaz olur — dünya, ölülerden önce sessizleşmiş gibidir. Ama Thomas son anda bu sessizliği tersine çevirir: "papatyaların içinden" çiviler gibi sürüp çıkan başlar, ölümün sessizliğini bile bir büyüme imgesine dönüştürür. Şiirin 1936'da Twenty-five Poems'in son şiiri olarak konumlandırılması tesadüf değildir; kitabın kendisi kuşkuyla dolu bir seyir izlerken, Thomas bilerek en iyimser şiirini en sona bırakmış, kitabı bir onaylama notuyla kapatmayı tercih etmiştir.
Çevirmen Üzerine: Bülent Ecevit'in Şiir Çevirmenliği
Bu çevirinin altındaki isim, birçok okuru şaşırtabilir: Bülent Ecevit, 1974, 1977, 1978 ve 1999 yıllarında başbakanlık yapmış bir devlet adamı olarak tanınır; ama edebiyat kariyeri siyasetinden çok daha eskiye dayanır. Robert Koleji ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi'nde eğitim gören Ecevit, genç yaşta İngilizce çevirmenliğe başlamış; Dylan Thomas'ın yanı sıra T.S. Eliot ve Rudyard Kipling gibi Anglosakson şairlerden yaptığı çevirileri sonradan Şiirler: Şiir Çevirileri, Yazın ve Sanat Yazıları adlı kitabında bir araya getirmiştir. Akademik çeviribilim literatüründe Ecevit'in çevirmenliği bugün de incelenmeye değer bulunur; bu, bir devlet adamının edebiyata olan ilgisinin arızi değil, disiplinli bir emek meselesi olduğunu gösterir.
Dylan Thomas — Şairin Portresi
Dylan Marlais Thomas, 27 Ekim 1914'te Galler'in Swansea kentinde, bir İngilizce öğretmeni olan babası David John Thomas ile terzi annesi Florence Hannah'nın ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Okulda akademik olarak öne çıkmasa da erken yaşta şiire yeteneği belli oldu; on altı yaşında okulu bırakıp South Wales Daily Post gazetesinde muhabirliğe başladı. 1931-1935 arasında yazdığı yaklaşık iki yüz şiirden bir kısmı henüz on sekiz yaşındayken yayımlandı — bunların ilki, 1933'te New English Weekly'de basılan tam da bu şiir, "And Death Shall Have No Dominion" oldu. 1934'te yayımlanan ilk kitabı Eighteen Poems, önce sessiz kalsa da kısa sürede etkili eleştirmenlerin dikkatini çekti.
Thomas'ın şiiri, sözcüklerin sesine ve çok anlamlılığına duyduğu neredeyse saplantılı ilgiyle şekillenir; kozmik ve cinsel imgelerin iç içe geçtiği, alışılmadık bir sözdizimi kurar. 1936'da yayımlanan ikinci kitabı Twenty-five Poems, dini ve doğaya dair inançlarını daha açık taşır ve bu şiiri de içerir. 1937'de dansçı Caitlin Macnamara ile evlenen Thomas, Galler'in küçük balıkçı kasabası Laugharne'e yerleşti; burası, savaş yıllarında Londra'ya yaptığı uzun aralıklara rağmen onun kalıcı adresi oldu. 1946'da yayımlanan Deaths and Entrances, "Fern Hill" ve "Poem in October" gibi en tanınmış şiirlerini içeren, kariyerinin doruk noktası sayılan kitabıydı.
1950'lerin başında ABD'ye düzenlediği okuma turneleriyle efsanevi bir üne kavuşan Thomas, sahnedeki teatral ve alkol dolu performanslarıyla "sarhoş ve mahkûm şair" imajını kendisi de besledi. Son büyük eseri, radyo oyunu Under Milk Wood'u Amerika'daki son aylarında telaşla tamamladı; oyunun ilk okumasından altı ay sonra, 9 Kasım 1953'te New York'ta, alkol ve ilaç kullanımının yol açtığı komplikasyonlar sonucu otuz dokuz yaşında hayatını kaybetti. Bugün yirminci yüzyılın en özgün Galli şairlerinden biri sayılan Thomas'ın eserleri, Türkçeye Behçet Necatigil, Can Yücel, Cevat Çapan ve Bülent Ecevit gibi isimler tarafından farklı dönemlerde kazandırılmıştır. Şairin bir başka tanınmış şiiri olan "O Güzel Geceye Yumuşakça Girme"yi (Do not go gentle into that good night) sitemizin Dünya Şairleri ve Şiirleri sayfasında bulabilirsiniz.
Kaynaklar: Wikipedia — Dylan Thomas · Poetry Foundation — Dylan Thomas · Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (ASOBİD) — Bir Çeviri Eleştirisi: Ecevit'in Şiir Çevirileri Üzerine
Sıkça Sorulan Sorular
Bu şiirin orijinal İngilizce adı nedir ve nereden geliyor?
Şiirin orijinal adı "And Death Shall Have No Dominion"dır. Başlık, Aziz Pavlus'un Romalılara Mektubu 6:9 ayetinden gelir: "Ölümden dirilen Mesih artık ölmeyecektir, ölüm artık O'na egemen değildir." Dylan Thomas bu dini imgeyi ölümsüzlüğe dair kişisel bir inanca dönüştürmüştür.
Şiiri Türkçeye kim çevirmiştir?
Şiir, gazeteci, yazar ve sonradan Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı yapacak olan Bülent Ecevit tarafından çevrilmiş ve Ocak 1954'te Türk Dili Dil ve Edebiyat Dergisi'nde yayımlanmıştır.
Şiirdeki "hükümran olmıyacaktır" redifi neyi simgeliyor?
Bu redif, her dörtlüğün sonunda tekrarlanarak ölümün insan bilincini, aşkı ve doğayla kurulan bağı yok edemeyeceğine dair bir inanç bildirisi işlevi görür. Şiir boyunca bedenin çözülüşü anlatılsa da, redif her seferinde bu çözülüşün nihai bir yenilgi olmadığını vurgular.
Kaynaklar
Bu şiir; Şiirler, Dylan Thomas ve Ölüm Şiirleri etiketleriyle de bulunabilir.
Sizin İçin Ölümün Hükmü Nerede Biter?
Thomas bu şiirde ölümü bedenin dışına iterek aşkta, doğada ve bilinçte bir direniş noktası arıyor. Sizce Ecevit'in çevirisinde en çok hangi dize, orijinalin gücünü Türkçede yeniden kuruyor? Yorumlarda buluşalım.
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.