Lirik Şiirin Romantik Sesi · Bingöl'ün Şairi · 9 Temmuz 1993
📍 Bergama, 1941✦ Şair · Öğretmen · Ressam📚 12 Kitap🕊 9 Temmuz 1993 · Ankara
Metin Altıok Kimdir?
Doğum
14 Mart 1941 Bergama / İzmir
Vefat
9 Temmuz 1993 GATA Hastanesi, Ankara
Mesleği
Şair · Felsefe Öğretmeni Ressam
Edebî Kimliği
Lirik Şiir · 60 Kuşağı Romantik-Duygucu Ses
Metin Altıok, 60'lı yılların lirik şiir geleneğini kendi özgün sesiyle dile getiren romantik ve duygusal şiiriyle tanınır. Şiirleri 70'li yıllarda yayımlanmasına karşın, Ataol Behramoğlu'nun deyişiyle, "şiirlerinin kaynakları bakımından 60'lı yılların geç ürün veren şairi" olarak değerlendirilir. Yalnızlık, aşk, acı, yabancılaşma ve ölüm temalarını yalın ve içten bir dille işleyen Altıok; şairliğinin yanı sıra resim sanatıyla da ilgilendi.
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Festivali'nde bulunduğu Madımak Oteli'nin yakılmasından ağır yaralı olarak kurtarıldı; yedi gün komada kalan şair, 9 Temmuz 1993'te Ankara'da hayatını kaybetti. Fazıl Say'ın kendisine adadığı oratoryoyla, Sezen Aksu'nun seslendirdiği şiirleriyle ve pek çok genç şairi etkileyen eserleriyle bugün de yaşamaya devam etmektedir.
Metin Altıok Kimdir? Hayatı, Şiirleri ve Eserleri
Hayatı ve Ailesi
Metin Altıok, 14 Mart 1941'de İzmir Bergama'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de Karşıyaka'da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Mezuniyetin ardından kısa bir memurluk döneminin ardından öğretmenlik mesleğine adım attı.
1966'da yazar Füsun Akatlı ile evlendi. Zeynep Altıok adında bir kızı oldu. Bu evlilik 1979'da sona erdi; 1980'de öğretmen Nebahat Çetin ile ikinci evliliğini yaptı. Kızı Zeynep Altıok Akatlı, babasının anısını taşıyan bir kitap hazırladığı gibi kendi şiiriyle de edebiyat hayatına devam etmektedir.
Şairliğinin yanı sıra resim sanatıyla da ilgilenen Altıok, 1967 yılında Ankara Fransız Kültür Merkezi'nde Orhan Taylan ile birlikte ilk resim sergisini açtı. Dörtlükler ve Desenler adlı kitabında şairliğiyle ressamlığını bir araya getirdi. Resimlerinin bir bölümü ölümünden sonra İstanbul ve Ankara'da sergilendi.
Şiir ve Öğretmenlik Yılları
İlk şiirleri 1974'te yayımlanmaya başladı. Şiirlerinin çıktığı dergiler arasında Dost, Köken, Soyut, Türk Dili, Varlık, Gösteri ve Cumhuriyet gazetesi yer almaktaydı. İlk kitabı Gezgin 1976'da yayımlandı; Behçet Necatigil bu şiirleri "taze bir duyarlılığın sekiz şiiri" olarak selamlayarak genç şairi edebiyat çevrelerine tanıttı.
1974–1979
İlk şiirleri dergilerde yayımlandı. Gezgin (1976), Yerleşik Yabancı (1978) ve Kendinin Avcısı (1979) peş peşe çıktı. Behçet Necatigil ilgiyle karşıladı; Kendinin Avcısı Ahmet Telli ile paylaşılan Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'ne layık görüldü.
1979–1986
Bingöl Lisesi'nde felsefe öğretmeni olarak çalıştı. Büyük şehirlerden uzakta, Doğu Anadolu'nun sarp coğrafyasında geçen bu yıllar şiirine derin izler bıraktı. 12 Eylül döneminin ağır atmosferinde Küçük Tragedyalar'ı (1982) kaleme aldı. 1986'da Bingöl'ün Genç ilçesine sürgün edildi; ardından Konya Karaman İmam Hatip Lisesi'ne tayin edildi.
1987–1990
Konya'daki çalışma ortamına üç yıl dayandı. İpek ve Kılabtan (1987) ile Veysel Çolak ile paylaşılan Halil Kocagöz Şiir Ödülü'nü (1989) kazandı. Sağlık sorunları gerekçesiyle 1990'da malulen emekliye ayrıldı.
1990–1993
Emekliliğin ardından hasretini çektiği edebiyat çevresine yeniden kavuştu. Bu en verimli döneminde altı kitap birden çıkardı: Gerçeğin Öte Yakası (1990) ile Cemal Süreya Şiir Ödülü'nü (1991) kazandı. Süveyda (1991) ve Alaturka Şiirler (1992) bu dönemin ürünleridir. Türkiye İşçi Partisi'ne üye olarak Aydınlık gazetesinde Kara Kutu adlı köşeyi yürüttü.
Şiir Anlayışı
Metin Altıok, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin 60 kuşağı içinde kendine özgü bir yer tutar. Şiirleri 70'lerde yayımlanmaya başlasa da kaynakları daha geriye uzanır: Servet-i Fünun'un müzikalitesi, Ahmet Haşim'in imgeciği, Ahmet Muhip Dıranas'ın lirizmi ve İkinci Yeni'nin derinliği onun şiirinin beslendiği ana damarlardır. Buna halk şiiri biçimlerini ve Divan şiirinin alttan alta süzülen etkisini de eklemek gerekir.
Yalın Dil, Derin Duygu
Altıok'un şiirini çağdaşlarından ayıran en belirgin özellik, derin duyguyu yalın bir dille taşıması ve okuyucunun anlayabileceği simgeler kurmasıdır. Anlaşılmaz kapalılıktan kaçınan şair, benzetme ve mecazı ölçülü biçimde kullandı; bu tercih onu Türk şiirinin lirik geleneğine yakın tuttu.
Bingöl'ün Armağanı
Felsefe öğretmeni olarak geçirdiği Bingöl yılları şiiri için dönüm noktası oldu. Şairin kendisi de bu dönemin belirleyiciliğini bizzat ifade etmiştir. Küçük Tragedyalar'da Bingöl coğrafyasının ıssız güzelliği ve 12 Eylül'ün ağır havası iç içe geçer; imge dünyası o dağlık coğrafyayla bütünleşmiştir. Öğrencilerine öğüdü şiir anlayışını da özetler nitelikteydi: "Sorgulayın, irdeleyin, sorun, sürekli sorun, sakın susmayın."
Olgunluk Dönemi
Emekliliğin ardından yaşanan altı yıllık verimli dönem, şairin sesini bir kez daha yenilemesine imkân tanıdı. Gerçeğin Öte Yakası'nda Japon haikularına yaklaşan kısa şiirler ve iç hesaplaşmalar ön plâna çıkar. Süveyda ise kişisel acıyı toplumsal bir boyuta taşıyan yetkin örnekler sunar.
Elinde altın kaplama bir şiir anahtarı var Altıok'un. Zorlamadığı hiçbir kapı da yok. Hepsini açmasını beceriyor. Hem de kendini hep ikinci plana atarak.
— Orhan Kâhyaoğlu
Kız kardeşi Meral Altıok'a yıllar önce söylediği söz, hem kaderini önceden hissettiğini hem de ölüm temasının şiirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir: "On taneden fazla şiir kitabı çıkarmayacağım, elli yaşından fazla yaşamayacağım, ölümüm yatağımda sıradan bir ölüm olmayacak." — hepsi çıktı.
Başlıca Eserleri
📖 Şiir Kitapları
Gezgin 1976
Yerleşik Yabancı 1978
Kendinin Avcısı 1979
Küçük Tragedyalar 1982
İpek ve Kılabtan 1987
Gerçeğin Öte Yakası 1990
Dörtlükler ve Desenler 1990
Süveyda 1991
Alaturka Şiirler 1992
Yel ve Gül 1993
Hesap İşi Şiirler 1993
Soneler 1994
Bir Acıya Kiracı (toplu) 1998
✍️ Deneme ve Diğer
Şiirin İlk Atlası (deneme) 1992
İkili Av (oyun) 1979
Su Damlası (çocuk oyunu, TRT) 1979
🏆 Ödüller
Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü 1980
Halil Kocagöz Şiir Ödülü 1989
Cemal Süreya Şiir Ödülü 1991
Kırmızı Kedi Şiir Ödülü (adına, her yıl)2008–
🎵 Müzik ve Anma
Kavaklar (Onno Tunç/Sezen Aksu) —
Öndeyiş (Onno Tunç/Sezen Aksu) —
Metin Altıok Oratoryosu (Fazıl Say) 2003
28 şarkılık albüm —
Gölgesi Yıldız Dolu (hzl. Z. Altıok) 2003
2 Temmuz 1993: Sivas ve Son
Sivas'a gitmeden önce Metin Altıok alışılmadık şeyler yaptı: Bütün şiir kitaplarını tek tek imzalayıp eşi Nebahat Çetin'e verdi. Masanın üstüne kendi resmini çizdiği bir kâğıt bıraktı; eşine dönerek "Yandığımın resmidir" dedi. Aydınlık gazetesine yedek yazılarını yazıp bıraktı. Sanki biliyordu.
2 Temmuz 1993'te Sivas Pir Sultan Abdal Kültür Festivali'nde Madımak Oteli yakıldığında, binlerce taş yağarken içerde bekleyenlerin birisi sordu: "Burada ölürsek geride kalanlar ne yazar hakkımızda?" Metin Altıok'un verdiği yanıt aktarılmamış; ama şairin yazdığı her şey o sorunun cevabı olarak kalmıştır.
Yangından ağır yaralı olarak kurtarılan Altıok, Ankara GATA Hastanesi'ne kaldırıldı. Yedi gün boyunca komada yaşam mücadelesi verdi; 9 Temmuz 1993'te, 52 yaşında, hayatını kaybetti. Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda, Sivas'ta yaşamını yitirenlere ayrılan bölüme defnedildi.
Ölümünden bu yana mirası büyümeye devam etmektedir: Fazıl Say 2003'te ona Metin Altıok Oratoryosu'nu armağan etti; Kırmızı Kedi Yayınları 2008'den bu yana her yıl onun adına şiir ödülü vermektedir. Sezen Aksu'nun yorumladığı Kavaklar ve Öndeyiş, şiirini çok daha geniş kitlelere taşımıştır.
Şiir bilgisinin en önemli özelliği bu bilginin genel bir bilgi olmamasıdır. Çünkü şiir devingen ve değişken, her seferinde tek ve özgün olan çok özel bir varoluş biçimine sahiptir.
— Metin Altıok, Şiirin İlk Atlası (1992)
Sık Sorulan Sorular
Metin Altıok kimdir?
Metin Altıok, 14 Mart 1941'de İzmir Bergama'da doğmuş, şair, öğretmen ve ressam kimliğini aynı anda taşımış bir sanatçıdır. 60'lı yılların lirik geleneğini sürdüren romantik ve duygusal şiiriyle tanınır. Sivas Pir Sultan Abdal Kültür Festivali'nde Madımak Oteli'nin yakılmasında ağır yaralanan şair, 9 Temmuz 1993'te Ankara'da hayatını kaybetmiştir.
Metin Altıok Sivas Katliamı'nda hayatını kaybetti mi?
Evet. 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nin yakılması sırasında ağır yaralı olarak kurtarıldı; GATA Hastanesi'ne kaldırıldı, ancak komadan çıkamayarak 9 Temmuz 1993'te hayatını kaybetti. Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda, Sivas şehitlerine ayrılan bölüme defnedildi.
Metin Altıok'un şiir anlayışı nasıldır?
Ataol Behramoğlu'nun deyişiyle "60'lı yılların geç ürün veren şairi" olan Altıok; romantik, duygusal ve yalın bir dil kullanır. Servet-i Fünun'dan Ahmet Haşim'e, İkinci Yeni'ye uzanan çizgiden beslenirken halk şiiri biçimlerini de benimsedi. Yalnızlık, aşk, acı, yabancılaşma ve ölüm başlıca temalarıdır.
Metin Altıok'un şiirleri müziğe uyarlandı mı?
Evet. "Kavaklar" ve "Öndeyiş" şiirleri Onno Tunç tarafından bestelendi, Sezen Aksu tarafından seslendirilerek Altıok'a adandı. Fazıl Say 2003 yılında Metin Altıok Oratoryosu'nu besteledi ve sahneledi. Şiirlerinden oluşan 28 şarkıyı kapsayan bir albüm de hazırlandı.
Metin Altıok'un en önemli şiir kitapları hangileridir?
Gezgin (1976), Kendinin Avcısı (1979), Küçük Tragedyalar (1982), İpek ve Kılabtan (1987), Gerçeğin Öte Yakası (1990), Süveyda (1991) ve Alaturka Şiirler (1992) hayatında yayımladığı başlıca kitaplardır. Bütün şiirleri 1998'de Bir Acıya Kiracı adıyla bir araya getirildi.
Kaynaklar
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (TEİS). "Metin Altıok". Ahmet Yesevi Üniversitesi. teis.yesevi.edu.tr
Metin Altıok Kimdir?
Bergama / İzmir
GATA Hastanesi, Ankara
Ressam
Romantik-Duygucu Ses
Metin Altıok, 60'lı yılların lirik şiir geleneğini kendi özgün sesiyle dile getiren romantik ve duygusal şiiriyle tanınır. Şiirleri 70'li yıllarda yayımlanmasına karşın, Ataol Behramoğlu'nun deyişiyle, "şiirlerinin kaynakları bakımından 60'lı yılların geç ürün veren şairi" olarak değerlendirilir. Yalnızlık, aşk, acı, yabancılaşma ve ölüm temalarını yalın ve içten bir dille işleyen Altıok; şairliğinin yanı sıra resim sanatıyla da ilgilendi.
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Festivali'nde bulunduğu Madımak Oteli'nin yakılmasından ağır yaralı olarak kurtarıldı; yedi gün komada kalan şair, 9 Temmuz 1993'te Ankara'da hayatını kaybetti. Fazıl Say'ın kendisine adadığı oratoryoyla, Sezen Aksu'nun seslendirdiği şiirleriyle ve pek çok genç şairi etkileyen eserleriyle bugün de yaşamaya devam etmektedir.
Hayatı ve Ailesi
Metin Altıok, 14 Mart 1941'de İzmir Bergama'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de Karşıyaka'da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Mezuniyetin ardından kısa bir memurluk döneminin ardından öğretmenlik mesleğine adım attı.
1966'da yazar Füsun Akatlı ile evlendi. Zeynep Altıok adında bir kızı oldu. Bu evlilik 1979'da sona erdi; 1980'de öğretmen Nebahat Çetin ile ikinci evliliğini yaptı. Kızı Zeynep Altıok Akatlı, babasının anısını taşıyan bir kitap hazırladığı gibi kendi şiiriyle de edebiyat hayatına devam etmektedir.
Şairliğinin yanı sıra resim sanatıyla da ilgilenen Altıok, 1967 yılında Ankara Fransız Kültür Merkezi'nde Orhan Taylan ile birlikte ilk resim sergisini açtı. Dörtlükler ve Desenler adlı kitabında şairliğiyle ressamlığını bir araya getirdi. Resimlerinin bir bölümü ölümünden sonra İstanbul ve Ankara'da sergilendi.
Şiir ve Öğretmenlik Yılları
İlk şiirleri 1974'te yayımlanmaya başladı. Şiirlerinin çıktığı dergiler arasında Dost, Köken, Soyut, Türk Dili, Varlık, Gösteri ve Cumhuriyet gazetesi yer almaktaydı. İlk kitabı Gezgin 1976'da yayımlandı; Behçet Necatigil bu şiirleri "taze bir duyarlılığın sekiz şiiri" olarak selamlayarak genç şairi edebiyat çevrelerine tanıttı.
Şiir Anlayışı
Metin Altıok, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin 60 kuşağı içinde kendine özgü bir yer tutar. Şiirleri 70'lerde yayımlanmaya başlasa da kaynakları daha geriye uzanır: Servet-i Fünun'un müzikalitesi, Ahmet Haşim'in imgeciği, Ahmet Muhip Dıranas'ın lirizmi ve İkinci Yeni'nin derinliği onun şiirinin beslendiği ana damarlardır. Buna halk şiiri biçimlerini ve Divan şiirinin alttan alta süzülen etkisini de eklemek gerekir.
Yalın Dil, Derin Duygu
Altıok'un şiirini çağdaşlarından ayıran en belirgin özellik, derin duyguyu yalın bir dille taşıması ve okuyucunun anlayabileceği simgeler kurmasıdır. Anlaşılmaz kapalılıktan kaçınan şair, benzetme ve mecazı ölçülü biçimde kullandı; bu tercih onu Türk şiirinin lirik geleneğine yakın tuttu.
Bingöl'ün Armağanı
Felsefe öğretmeni olarak geçirdiği Bingöl yılları şiiri için dönüm noktası oldu. Şairin kendisi de bu dönemin belirleyiciliğini bizzat ifade etmiştir. Küçük Tragedyalar'da Bingöl coğrafyasının ıssız güzelliği ve 12 Eylül'ün ağır havası iç içe geçer; imge dünyası o dağlık coğrafyayla bütünleşmiştir. Öğrencilerine öğüdü şiir anlayışını da özetler nitelikteydi: "Sorgulayın, irdeleyin, sorun, sürekli sorun, sakın susmayın."
Olgunluk Dönemi
Emekliliğin ardından yaşanan altı yıllık verimli dönem, şairin sesini bir kez daha yenilemesine imkân tanıdı. Gerçeğin Öte Yakası'nda Japon haikularına yaklaşan kısa şiirler ve iç hesaplaşmalar ön plâna çıkar. Süveyda ise kişisel acıyı toplumsal bir boyuta taşıyan yetkin örnekler sunar.
Kız kardeşi Meral Altıok'a yıllar önce söylediği söz, hem kaderini önceden hissettiğini hem de ölüm temasının şiirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir: "On taneden fazla şiir kitabı çıkarmayacağım, elli yaşından fazla yaşamayacağım, ölümüm yatağımda sıradan bir ölüm olmayacak." — hepsi çıktı.
Başlıca Eserleri
📖 Şiir Kitapları
✍️ Deneme ve Diğer
🏆 Ödüller
(adına, her yıl) 2008–
🎵 Müzik ve Anma
2 Temmuz 1993: Sivas ve Son
Sivas'a gitmeden önce Metin Altıok alışılmadık şeyler yaptı: Bütün şiir kitaplarını tek tek imzalayıp eşi Nebahat Çetin'e verdi. Masanın üstüne kendi resmini çizdiği bir kâğıt bıraktı; eşine dönerek "Yandığımın resmidir" dedi. Aydınlık gazetesine yedek yazılarını yazıp bıraktı. Sanki biliyordu.
2 Temmuz 1993'te Sivas Pir Sultan Abdal Kültür Festivali'nde Madımak Oteli yakıldığında, binlerce taş yağarken içerde bekleyenlerin birisi sordu: "Burada ölürsek geride kalanlar ne yazar hakkımızda?" Metin Altıok'un verdiği yanıt aktarılmamış; ama şairin yazdığı her şey o sorunun cevabı olarak kalmıştır.
Yangından ağır yaralı olarak kurtarılan Altıok, Ankara GATA Hastanesi'ne kaldırıldı. Yedi gün boyunca komada yaşam mücadelesi verdi; 9 Temmuz 1993'te, 52 yaşında, hayatını kaybetti. Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda, Sivas'ta yaşamını yitirenlere ayrılan bölüme defnedildi.
Ölümünden bu yana mirası büyümeye devam etmektedir: Fazıl Say 2003'te ona Metin Altıok Oratoryosu'nu armağan etti; Kırmızı Kedi Yayınları 2008'den bu yana her yıl onun adına şiir ödülü vermektedir. Sezen Aksu'nun yorumladığı Kavaklar ve Öndeyiş, şiirini çok daha geniş kitlelere taşımıştır.
Sık Sorulan Sorular
Metin Altıok kimdir?
Metin Altıok Sivas Katliamı'nda hayatını kaybetti mi?
Metin Altıok'un şiir anlayışı nasıldır?
Metin Altıok'un şiirleri müziğe uyarlandı mı?
Metin Altıok'un en önemli şiir kitapları hangileridir?
Kaynaklar
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.