✦ Şiirinizi gönderin — Okur Şiirleri Köşesi'nde
✦ Şairler Testi'ni çözün
✦ Önemli Şiir Günleri Ajandası'na bakın
✦ Aylık E-Dergi'yi okuyun
✦ Şiir Rafım Radyosu'nu dinleyin
✦ Şiir Rafım Kitaplığı'na bakın
✦ Şiir Arşivi'nde sevdiğiniz şiirleri keşfedin
Ziyâ Paşa Kimdir?
Kandilli / İstanbul
Adana (51 yaşında)
19. yüzyıl Osmanlı edebiyatı
Asıl adı Abdülhamid Ziyâeddin olan Ziyâ Paşa, Tanzimat döneminin Şinasi ve Nâmık Kemal ile birlikte anılan üç büyük fikir ve edebiyat öncüsünden biridir. Devlet kademelerinde yükselmek ve kalmak uğruna verdiği çetin mücadele, sürekli sürgünler ve gözden düşmeler, ardından firar ve muhalefet, Paris ve Londra yılları, nihayet barışma ve vilayetlerdeki imar faaliyetleri — Ziyâ Paşa'nın hayatı, 19. yüzyıl Osmanlı aydınının bütün çelişkilerini içinde barındıran bir romandır.
Edebiyattaki mirası da çelişkisizdir demek güç: Terkîb-i Bend ve Tercî-i Bend'iyle geleneksel şiirin en güzel örneklerini ortaya koyarken "Şiir ve İnşâ" makalesinde divan şiirini yıkıcı bir eleştiriye tabi tuttu. Yıllar sonra Harâbât antolojisiyle önceki tutumunun tam tersini savununca hem hayatta kalan çağdaşlarının hem de tarihçilerin gözünde "tutarsız" damgasını yedi. Ahmet Hamdi Tanpınar ise bu çelişkinin ta kendisini, onun yaşadığı dönemin en gerçekçi aynası olarak değerlendirdi.
Hayatı ve Ailesi
Ziyâ Paşa, 1829 yılında İstanbul Kandilli'de dünyaya geldi. Babası Ferîdüddin Efendi, Erzurum'un İspir kazasına bağlı Kerab köyünden İstanbul'a gelmiş ve Galata Gümrüğü'nde kâtip olarak çalışmıştı. Annesi Itır Hanım'dır. İlkokul eğitiminin ardından dönemine göre modern bir kurum olan Mekteb-i Ulûm-i Edebiyye'de, ardından Beyazıt Rüşdiyesi'nde okudu; bu süreçte Arapça ve Farsça öğrendi. Yaşıtlarına göre bilgisi ve el yazısının güzelliğiyle dikkati çekti.
On altı ya da on yedi yaşındayken Dâire-i Sadâret-i Uzmâ Mektûbî Kalemi'ne kâtip olarak girdi. Fatîn Efendi'den aruzu ve şiir bilgisini burada öğrendi. Tavukpazarı meyhânelerinde, Mahmud Paşa Camii avlusundaki kahvehanelerde ve Mehmed Lebîb Efendi'nin edebiyat meclisinde dönemin önemli şairleriyle tanıştı; Leskofçalı Galib, Osman Şems, Osman Nevres ve Kâzım Paşa ile yakın dostluklar kurdu. Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey'e takdim ettiği kasidelerle onun takdirini kazandı.
1856'da Sadrazam Mustafa Reşid Paşa aracılığıyla Mâbeyn-i Hümâyun beşinci kâtibi olarak saraya girdi. Burada Fransızca öğrenerek Batı kültür ve edebiyatını daha yakından tanımaya çalıştı. İbrâhim Edhem Paşa'nın yarım bıraktığı Endülüs Tarihi çevirisini tamamladı, ardından Engizisyon Tarihi'ni tercüme etti.
Kariyer, Sürgünler ve Muhalefet
Ziyâ Paşa'nın devlet kariyeri, sürekli bir itibar kazanma ve kaybetme, tayin ve sürgün sarmalı içinde geçti. Bu sarmal aynı zamanda onun edebî üretiminin de arka planını oluşturur.
Edebî Anlayışı: Çelişkinin Şairi
Ziyâ Paşa'nın edebiyat tarihindeki en tartışmalı özelliği, görüşlerinin kendi içinde çelişmesidir. Bu çelişki, onu yetersizlikle değil yaşadığı dönemin çatışmalarıyla yüzleşen bir aydın olarak görmemizi gerektirmektedir.
Şiir ve İnşâ: Halk Şiiri Savunusu
1860'larda kaleme aldığı "Şiir ve İnşâ" makalesinde divan şiirini sert biçimde eleştirdi: Necâtî, Bâkî, Nef'î ve Nedîm'in divanlarındaki şiirler gerçek Türk şiiri sayılamaz; bunlar Arap ve Fars taklididir. Türk milletinin asıl şiiri halk şiiridir. Osmanlı sanatlı nesrini de aynı sertlikle reddetti: Veysî ile Nergisî'nin yazdıklarında üçte bir Türkçe sözcük bile yoktu; okumak için olağanüstü çaba gerekmektedir. Oyun kurucu olan şu ayrıntı, makaleyi okumayı bizzat güçleştirmektedir: Şinasi'nin sade dil anlayışını savunan bu makale, o dil anlayışıyla yazılamamıştır.
Harâbât: Dönüşün Bedeli
1874'te yayımladığı üç ciltlik Harâbât antolojisinin mukaddimesinde önceki tutumunun tam tersini savundu. "Şiir ve İnşâ"da eleştirdiği Necâtî ve Ahmed Paşa'yı "Türk dilinin temellerini atmış" şairler olarak nitelendirdi. Halk şairleri ise "eşek anırmasına" (nühâk) benzedi. Bu dönüş Nâmık Kemal başta olmak üzere çevreyi ayağa kaldırdı. Tartışma "Harâbât Savaşı" adıyla Türk edebiyat tarihine geçti. Tanpınar ise Terkîb-i Bend'i "harâbât neşvesine rağmen bir polemik eseri" olarak nitelendirdi; her iki tutumun da gerçek Ziyâ Paşa'yı yansıttığını vurgulayarak meseleyi farklı bir perspektife taşıdı.
Terkîb-i Bend ve Tercî-i Bend
Ziyâ Paşa, tutarlılığını tartışılan düşünce yazılarının aksine şiirinde tutarlı ve güçlüdür. Tercî-i Bend, Avrupa'ya gitmeden önce kaleme aldığı ve İslâm düşüncesindeki kader felsefesini, varlığın Tanrı karşısındaki aczini dile getiren felsefi manzumesidir. Nâbî'den bu yana süregelen bir hikemî şiir geleneğinin halkası olarak değerlendirilmektedir.
Terkîb-i Bend ise 1870'te Cenevre'de tamamladığı, onar beyitlik on iki bentten oluşan şiiridir. Pek çok dizesi bugün hâlâ atasözü gibi kullanılmaktadır. 16. yüzyılda Rûhî-yi Bağdâdî'nin açtığı çığırın 19. yüzyıldaki devamı kabul edilen bu şiir, Tanpınar'a göre "bütün harâbât neşvesine rağmen bir polemik eseri"dir.
Zafernâme: Hicvin Şaheseri
Zafernâme (1867-1870), Türk edebiyatının siyasi hiciv alanındaki en güçlü örneklerinden biridir. Görünürde Sadrazam Âlî Paşa'yı Girit meselesi dolayısıyla öven bir kaside olan eser, tehzil sanatıyla aslında onu en ağır biçimde yermektedir. Kasideye eklenen iki tahmis ve şerh, hicvi katman katman derinleştirir. Ziyâ Paşa bu sayfa sayfası ince ironiden "Kaptan" unvanını kazanmıştır.
Başlıca Eserleri
📖 Şiir
(Külliyyât-ı Ziyâ Paşa) 1881 / 1924
✍️ Nesir ve Hiciv
📚 Antoloji ve Çeviri
(şiir antolojisi) 1874–1875
(Tartuffe, manzum çeviri) 1881/1887
📰 Gazetecilik ve Siyasi Yazılar
(Nâmık Kemal ile) 1868–1870
Mirası ve Türk Edebiyatındaki Yeri
Ziyâ Paşa, 17 Mayıs 1880'de Adana'da, henüz elli bir yaşındayken hayatını kaybetti. Cenazesi kalabalık bir cemaatle Adana Ulucamii hazîresine defnedildi. Şiirleri ölümünden sonra damadı Hamdi Bey tarafından Eş'âr-ı Ziyâ adıyla yayımlandı (1881); Süleyman Nazif bu külliyatı notlar ekleyerek yeniden neşretti (1924).
Şinasi ve Nâmık Kemal ile birlikte Türk edebiyatının Batılılaşma sürecindeki üç öncüsünden biri olarak anılan Ziyâ Paşa; biçim yeniliğinden çok fikir öncülüğüyle bu listede yerini almaktadır. Şiirinde şekil ve muhteva bakımından özgün bir Tanzimat anlayışı geliştiremeyen, ancak siyasi ve düşünsel yazılarıyla dönemin nabzını tutan Ziyâ Paşa; hicvin, felsefi şiirin ve edebî antolojiciliğin en yetkin örneklerini bıraktı. Terkîb-i Bend ve Tercî-i Bend'in atasözleşmiş dizeleri bugün de Türkçenin ortak belleğinde yaşamaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Ziyâ Paşa kimdir?
Terkîb-i Bend ve Tercî-i Bend nedir?
Ziyâ Paşa'nın 'Şiir ve İnşâ' ile Harâbât arasındaki çelişki nedir?
Hürriyet gazetesi nedir?
Zafernâme nedir?
Kaynaklar
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
🎧 Dilerseniz bu içeriği sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.