
Edip Cansever Kimdir?
Beyazıt / İstanbul
İstanbul (beyin kanaması)
Varoluşçu Şiir
Asıl adı Ömer Edip Cansever olan Edip Cansever, İkinci Yeni'nin öncü şairlerinden biri ve Türk şiirinde dramatik monologun en yetkin temsilcisidir. Kapalıçarşı'daki antikacı dükkânının asma katında otuz yıl boyunca şiir yazdı; bu çelişkili mekân — hem çarşının içinde bir tüccar, hem de dışında bir şair olarak kendine özgü bir labirent — şiirinin hem biçimini hem ruhunu besledi.
![]() |
| Edip Cansever Kimdir? |
Bireyin yalnızlığını, bunalımını ve kimlik yitimini, birden fazla karakterin sesini kullanan dramatik bir yapıyla aktaran Cansever; bu yöntemini "şiiri bölmek" kavramıyla açıkladı. Türk şiirinin en kentli sesi olarak şiirini sürekli yenileyen ve her kitabıyla bir öncekinin sınırlarını aşmaya çalışan Cansever, Edip Cansever sayfasında da yer almaktadır.
Hayatı ve Ailesi
Edip Cansever, 8 Ağustos 1928'de İstanbul Beyazıt'ta, Soğanağa Mahallesi'nde doğdu. Babası Fazlı Bey, Kapalıçarşı'da antika dükkânı olan bir tüccardı; annesi Pembe Hanım, Çankırı'nın Atkaracalar Köyü'ndendi. Dört çocuklu ailenin tek erkek evladı olan Cansever'in çocukluk yılları, ailece taşındıkları Saraçhanebaşı'ndaki bir evde geçti; bu evin komşusu, o yıllar henüz genç bir edebiyatçı olan Ahmet Hamdi Tanpınar'dı. Erikler çaldığı, yağmurda sinemayı keşfettiği bu yılların renkli anılarını ilerleyen yaşlarda aktardı.
56. İlkokul, Gelenbevi Ortaokulu, Kumkapı Ortaokulu ve İstanbul Erkek Lisesi'nde (mezuniyet 1946) okudu. Lise yıllarında Babıâli'ye yakın okulun verdiği avantajla kitabevlerine uğrayarak şiir dünyasını izledi; Fatih'teki Millet Kütüphanesi'nde eski sanat dergilerini defalarca okudu. Yunan ve Latin klasiklerini, Rus edebiyatını (başta Çehov ve Dostoyevski) ve Marksist düşünceyi bu yıllarda keşfetti. Yüksek Ticaret Mektebi'ne kaydoldu; ancak babasının Kapalıçarşı dükkânında çalışmak üzere okuldan ayrıldı.
12 Nisan 1947'de, henüz on dokuz yaşındayken Mefharet Hanım ile evlendi. Nuran ve Ömer adında iki çocuğu oldu. Askerliğini yedek subay olarak Ankara'da yaptı (1950). Sonraki yıllarda, 1954'teki Kapalıçarşı yangınında dükkânları yandı; Jak Salhoşvili ile ortaklık kurarak asma katlı yeni bir dükkân tuttu. Tam adı Ömer Edip Cansever olmasına karşın yakın arkadaşı Mustafa Şerif Onaran'ın telkiniyle "Ömer" adını bıraktı; bu tercih ilk şiirler ve ilk kitap dışında hiç değişmedi.
Kapalıçarşı'nın Asma Katı: Otuz Yıllık Üretim
Edip Cansever'in şiir hayatını diğer şairlerden ayıran en belirgin özellik, üretim mekânıdır. Kapalıçarşı'daki antikacı dükkânının asma katında, ortağı alım satım işlerini yürütürken Cansever tüm zamanını okuyup şiir yazmaya ayırdı. Bu düzeni yaklaşık otuz yıl, yani dokuz şiir kitabı boyunca sürdürdü. Çarşıyı "koskoca labirent" olarak tanımlayan şair, bu mekândan edindiği sesleri, renkleri ve insan dramlarını şiirlerine — özellikle uzun şiirlerine — senaryo malzemesi olarak taşıdı.
Şiir Anlayışı: "Şiiri Bölmek"
Edip Cansever'in Türk şiirine getirdiği en büyük yenilik, dramatik monolog anlayışıdır. Cansever bunu "şiiri bölmek" kavramıyla açıkladı: kimliğini yitiren parçalanmış "ben"lerin trajedisini, birden fazla karakterin anlatısına dayanarak aktarmak. Bu yöntemle şiirde bölümler oluşturdu ve her bölümü farklı bir anlatıcıyla temsil etti. Böylece Türk şiirinde dramatik monolog türünün en özgün örnekleri ortaya çıktı.
Birey, Yalnızlık ve Bunalım
Cansever'in en sık işlediği tema, modern toplumun makineleşen dünyasında benlik duygusunu yitiren bireyin yalnızlığı ve bunalımıdır. Bireyi her zaman toplumun bir parçası olarak gören şair, ferdî dramanın ancak dramatik şiir aracılığıyla tam anlamıyla aktarılabileceğine inanıyordu. Umutsuz bir bunalımı da körü körüne kabullenmedi; bunalımın bilinçli birey tarafından yaşanıyor olmasının bile kendi içinde bir umut barındırdığını keşfetti.
İkinci Yeni ile Gergin Diyalog
İkinci Yeni'nin öncü şairlerinden biri olarak tanınmakla birlikte, Cansever bu oluşuma dahil olmadığını her fırsatta yineledi. Şiirde toplumsal sorumluluğu ön plana çıkaran şair; "soyut, imgeli ve anlamsız" olarak nitelendirilen İkinci Yeni çerçevesine sığmadığını düşünüyordu. Şiir, ona göre ne "bilinçaltı saçmalıklarından" ibaretti ne de toplumsalı sanatsız dizelerle aktarılan propaganda. İkisi arasındaki geniş alanda kendi yolunu çizdi.
Dil ve Biçim
Şiiri her şeyden önce bir "dil meselesi" olarak gören Cansever, şiir dilinin halkın dilinden kopuk ve toplumdan bağımsız olmaması gerektiğini savundu. Divan şiiri, halk ağzı ve halk deyimlerinden de yararlanabilineceğini belirtirken dize, aruz ve hece gibi biçimsel ögelerin şiirden dışlanması gerektiği noktasında gelenekten ayrıldı. Son kitaplarında atasözlerini, halk türkülerini ve argoyu kökenlerini sezdirmeksizin kullandığı görülür. Bezik Oynayan Kadınlar'da ise şiirin içeriğindeki tempoyu sese yansıtmayı denedi; içerikten doğan bir akustik yaratmaya çalıştı.
Gerçekte korkunç bir dramı sürdüren toplumun yaşadığı durum, dramatik şiire yönelmedikçe ifade edilemez. — Edip Cansever, Şiiri Şiirle Ölçmek
Başlıca Eserleri
📖 Şiir Kitapları (Birinci Dönem)
- İkindi Üstü 1947
- Dirlik Düzenlik 1954
- Yerçekimli Karanfil 1957
- Umutsuzlar Parkı 1958
- Petrol 1959
- Nerde Antigone 1961
- Tragedyalar 1964
- Çağrılmayan Yakup 1966
- Kirli Ağustos 1970
📖 Şiir Kitapları (İkinci Dönem)
- Sonrası Kalır 1974
- Ben Ruhi Bey Nasılım? 1976
- Sevda ile Sevgi 1977
- Şairin Seyir Defteri 1980
- Yeniden (toplu) 1981
- Bezik Oynayan Kadınlar 1982
- İlkyaz Şikâyetçileri 1984
- Oteller Kenti 1985
- Gül Dönüyor Avucumda
(ölümünden sonra) 1988
📚 Toplu Yayınlar
- Yerçekimli Karanfil / Toplu Şiirleri I 1990
- Şairin Seyir Defteri / Toplu Şiirleri II 1990
- Sonrası Kalır I–II (YKY) 2005
- Öncesi De Kalır
(hzl. M. C. Doğan, YKY) 2009 - Şiiri Şiirle Ölçmek
(hzl. D. Dirlikyapan, YKY) 2012
🏆 Ödül ve Dergi
- Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
(Yeniden) 1981 - Nokta dergisi (kurucu) 1951
- Yeditepe dergisi (düzenli yazar) 1950'ler
Mirası ve Türk Şiirindeki Yeri
Edip Cansever, 28 Mayıs 1986'da, Bodrum'a yerleşmek üzere yola çıktıktan yaklaşık yirmi gün sonra geçirdiği beyin kanamasıyla İstanbul'da hayatını kaybetti. 30 Mayıs 1986'da Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra el yazısıyla bıraktığı şiirler, yakın arkadaşları tarafından derlenerek Gül Dönüyor Avucumda adıyla yayımlandı.
Her yayımladığı kitapta şiirini yenileyen Cansever, bu devinim sayesinde hiçbir anlayış tarafından dışlanmadı. İkinci Yeni'ye katıldığını reddedip toplumcu sorumluluğu ön plana çıkarması, onu hem bireyci hem toplumsalcı bir şair olarak okuyan sonraki kuşaklara açık bir yorum alanı bıraktı. Dramatik monolog anlayışının Türk şiirine yerleşmesindeki katkısı, bugün de akademik çalışmaların odağında yer almaktadır.
Şiirlerini ve daha fazlasını Edip Cansever sayfasında bulabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Edip Cansever kimdir?
Edip Cansever İkinci Yeni şairi midir?
Edip Cansever'in dramatik şiir anlayışı nedir?
Edip Cansever'in başlıca eserleri hangileridir?
Edip Cansever neden antikacılık yaptı?
Kaynaklar
- Sazyek, Esra. "Edip Cansever". Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (TEİS). Ahmet Yesevi Üniversitesi, 2018. teis.yesevi.edu.tr
- Türk Edebiyatı Ansiklopedisi. "Edip Cansever Kimdir?" turkedebiyati.org
- Küre Ansiklopedisi. "Edip Cansever". kureansiklopedi.com
- Canberk, Eray. A'dan Z'ye Edip Cansever. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2003.
- Dirlikyapan, Murat Devrim. Ölümü Gömdüm, Geliyorum: Edip Cansever Şiirinde Varolma Biçimleri. İstanbul: Metis Yayınları, 2016.
- Cansever, Edip. Şiiri Şiirle Ölçmek (hzl. Devrim Dirlikyapan). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2012.
- Cansever, Edip. Sonrası Kalır I–II. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2005.

Okuyucu Sesleri
Henüz yorum yapılmadı
Bu yazı için ilk yorumu sen yazmak ister misin?
Yorum Gönder