✦ Şiirinizi gönderin — Okur Şiirleri Köşesi'nde
✦ Şairler Testi'ni çözün
✦ Önemli Şiir Günleri Ajandası'na bakın
✦ Aylık E-Dergi'yi okuyun
✦ Şiir Rafım Radyosu'nu dinleyin
✦ Şiir Rafım Kitaplığı'na bakın
✦ Şiir Arşivi'nde sevdiğiniz şiirleri keşfedin
✦ Kültür Sanat Etkinlikleri'nde güncel kalın
Kalabalık, Müesser Yeniay — Şiir Analizi ve İncelemesi
anılarımdan bir kalabalık
hayallerimden…
Analitik Notlar
Şiir bir paradoksla açılır: sesler "sessizliğin arasında," görüntüler "karanlığın içinde" bulunur -hem algı hem benlik, olumlu bir varlıktan değil bir aralıktan, bir yoklıktan devşirilir- ve konuşan özne sade bir cümleyle "buluyorum kendime" der. Bu, şiirin kendisine seslenişiyle devam eder: ona hiç bilmediği sorular sorar, kalbi köpük gibi kabardığında her köpüğe ayrı bir ad koyar. Şiir burada, aksi halde dile gelmeyen bir iç çalkantıyı adlandıran bir araç olarak işler -şairin başka bir söyleşide kendi süreci için kullandığı imgeyle örtüşen bir tanım: aklında tek bir kelimeyle açılan bir kuyudan, yeni bir yeryüzüne çıkması.
Şiirin merkezindeki acı imgesi -göğsüne "bir yumruk gibi" oturan acı- alışılmadık bir fiille sürer: özne acıyı yalnızca hissetmez, onu göğsüne "anlatır" -acı ve beden, biri diğerine bir şey söyleyen iki ayrı muhatap gibi ele alınır. Ardından gelen parantez içi fısıltı -"bir dileğim olmalı dünyadan yana"- kırılgan ve şarta bağlıdır ("olmalı," "var" değil); özne dünyadan hâlâ bir şey isteyip istemediğinden değil, yalnızca istemesi gerektiğinden emindir. "Aşkın berisinde yoksulluk / dışında soğuk" beyiti ise aşkı bir sınır bölgesine dönüştürür: bir yanında yokluk, öbür yanında açıkta kalmışlık vardır; aşk ne yoksulluğu giderir ne soğuğu ısıtır, yalnızca iki zorluğu birbirinden ayırır.
Şiirin başlığındaki imge ancak son dizelerde, beklenmedik bir tersine çevirmeyle belirir: özne dışarıdaki bir insan kalabalığında kaybolmak ya da bulunmak yerine, kendi "anılarından bir kalabalık," kendi "hayallerinden bir kalabalık" dağıldığını söyler -kalabalık hiçbir zaman dışarıda, başka insanlardan oluşan bir şey değildir; bellek ve hayalden kurulu, şimdi çözülmekte olan içsel bir şeydir. Bu içe dönük kalabalık, şiirin orta bölümünde hazırlanır: özne kendini "insanlar içinde," ama tam da "yabancı olmanın kimsesizliğiyle" arar -bir kalabalığa ait olmadan onun içinde kendini tanımaya çalışan bir paradoks- ve ardından gelen halat imgesiyle pekişir: kendini "sıkıca bağlanmış bir halat gibi," belirsiz bir "-nereye-"ye demirlenmiş, çözülmemeye tutar. Bu aynı halat/demirleme imgesi, şairin kendi yaratım sürecini tarif ederken kullandığı -ilhamı "yeryüzüne bağlı halatların kopması" olarak tanımladığı- söyleşisinde de karşımıza çıkar; şiirin çözülmeyi reddedişi, böylece şairin kendisi için şiirin gerektirdiği söylediği o çözülmeye karşı bir direniş olarak da okunabilir.
Sessizliğin arasında sesler
karanlığın içinde görüntüler
buluyorum kendime
şiire soruyorum
hiç bilmediğim soruları
kabaran kalbimde köpükler varsa
ad koyuyorum
her birine
bir yumruk gibi
oturduğunda acı
göğsüme acıyı anlatıyorum
—bir dileğim olmalı dünyadan yana—
aşkın berisinde yoksulluk
dışında soğuk
yabancı olmanın kimsesizliğiyle
aradım kendimi insanlar içinde
sıkıca bağlanmış bir halat gibi
-nereye-
çözülmemeye tutuyorum kendimi
bir kalabalık dağılıyor
anılarımdan bir kalabalık
hayallerimden…
Özel Durum: Bir Kitabın Uluslararası Yolculuğu
"Kalabalık"ın da içinde yer aldığı Ben Olmadan Çöller Vardı, 2015'te Marimbo Yayınları tarafından Before Me There Were Deserts adıyla İngilizceye çevrildi; kitaptan şiirler, Almanya merkezli Haus für Poesie'nin 2016 tarihli ses kayıtlarıyla birlikte lyrikline.org gibi uluslararası şiir platformlarında da yer aldı. Kitap, aynı zamanda Vietnam'da, İspanya'da ve Kolombiya'da da yerel dillere çevrilerek yayımlandı. Şairin bir söyleşide şiirsel ilhamı tarif ederken kullandığı "yeryüzüne bağlı olan halatların kopması" imgesi, bu şiirin son bölümündeki "sıkıca bağlanmış bir halat gibi... çözülmemeye tutuyorum kendimi" dizeleriyle doğrudan örtüşür -şairin kendi poetikasının, şiirin içine sızmış somut bir izi gibi okunabilir.
Müesser Yeniay — Şairin Portresi
Şairin aynı zamanda "Gönlümü Temize Çektim Şiir Diye" adlı şiirine dair yazımıza da göz atabilirsiniz.
Müesser Yeniay, TEİS'e göre 15 Ekim 1983'te İzmir'de doğdu. Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu; Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü'nde "Öteki Bilinç: Gerçeküstücülük ve İkinci Yeni" başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı, aynı üniversitede doktora çalışmalarını sürdürdü.
İlk kitabı Dibine Düşüyor Karanlık da (2009) ile Homeros Attilâ İlhan Şiir Ödülü'nü kazanan Yeniay, 2010'da çeviri şiirlerden oluşan Evimi Dağlara Kurdum'u, 2011'de Yeniden Çizdim Göğü'nü, 2014'te ise -"Kalabalık"ın da yer aldığı- Ben Olmadan Çöller Vardı'yı yayımladı; bu üçüncü kitabıyla, eleştirmenlerin de belirttiği gibi, kadın duyarlığını şiir diline kazandıran, kendine özgü bir olgunluğa erken yaşta ulaştı. Ali Rıza Ertan (2009) ve Enver Gökçe (2013) şiir ödüllerini de kazanan Yeniay, ABD'de Muse Pie Press tarafından 2016 Pushcart Ödülü'ne aday gösterildi.
Şiirleri İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Vietnamca, Japonca ve daha pek çok dile çevrilerek dünyanın dört bir yanındaki dergi ve antolojilerde yayımlanan, Bosna-Hersek, İsrail, Sırbistan, Fransa, Hindistan, Romanya, Azerbaycan, Kolombiya ve Vietnam'daki uluslararası şiir festivallerine katılan Yeniay, 2017'de Sevgiliyle Daimî Konuşma'yı, 2019'da ise Şiir Belleği: Poetika, Kanon ve Kadın Üzerine Yazılar adlı inceleme kitabını yayımladı. Hâlen Şiirden dergisinin editörlüğünü yürüten, PEN ve Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi olan Yeniay, günümüz Türk şiirinin dikkat çeken kadın seslerinden biri olarak anılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kalabalık şiiri hangi kitaptan alınmıştır?
Şiir, Müesser Yeniay'ın 2014'te Şiirden Yayınları'ndan çıkan Ben Olmadan Çöller Vardı adlı kitabında yer almaktadır; bu kitap 2015'te Before Me There Were Deserts adıyla İngilizceye de çevrilmiştir.
Kalabalık şiirinin konusu nedir?
Şiir, sesin ve görüntünün sessizlik ile karanlığın içinde bulunmasını, acının bedene anlatılmasını, yabancılık duygusunu ve nihayetinde kalabalığın dışarıda değil belleğin ve hayallerin içinde dağıldığını işler.
Müesser Yeniay kimdir?
Müesser Yeniay (d. 1983), keskin bir feminist söylemi ve gerçeküstücü izler taşıyan şiiriyle tanınan, şiirleri onlarca dile çevrilmiş çağdaş bir Türk şairidir.
▾ Ayrıntılar
✍️ Okuduğunuz bu içeriği, kalp ikonuna tıklayarak beğenebilir; Google hesabınızla giriş yaparak Favorilerinize ekleyebilirsiniz.
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
✍️ İçeriğin ana başlığının altındaki paylaşım butonlarını ya da içeriğin sonundaki "Beğendiysen Paylaş" butonunu kullanarak, ya da linki kopyalayarak doğrudan sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz.
🎧 Dilerseniz sesli olarak da dinleyebilirsiniz:
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.