Yeni:

latest

İstiklal Marşı Yarışması ve Kemalettin Kamu'nun Şiiri

İstiklal Marşı Yarışması'nın Unutulan Mısraları: Kemalettin Kamu'nun Şiiri ve Dokunaklı Hikayesi Kemalettin Kamu Milli Mücadele'...

İstiklal Marşı Yarışması'nın Unutulan Mısraları: Kemalettin Kamu'nun Şiiri ve Dokunaklı Hikayesi

Kemalettin Kamu'nun İstiklal Marşı Şiiri
Kemalettin Kamu


Milli Mücadele'nin en çetin günlerinde, Türk milletinin bağımsızlık ateşini körükleyecek bir milli marş arayışıyla düzenlenen İstiklal Marşı yarışmasına 724 eser katılmıştır. Bu eserler arasında, dönemin önde gelen şairlerinden Kemalettin Kamu'nun vatan sevgisi ve kahramanlık duygularıyla yoğrulmuş şiiri de bulunuyordu. 

Her ne kadar Mehmet Akif Ersoy'un ölümsüz eseri birinci seçilmiş olsa da, Kamu'nun şiiri ve onun ardındaki hikaye, Milli Mücadele ruhunu yansıtan kıymetli birer hazine olarak tarihteki yerini almıştır.

"Gurbet Şairi" olarak tanınan Kemalettin Kamu, Erzurum'un işgali ve babasının bu acıyla vefat etmesi gibi trajik olayların şekillendirdiği bir hayat sürmüştür. Vatan toprağının kaybını ve gurbet duygusunu derinden yaşayan şairin eserlerinde bu izler belirgin bir şekilde görülür. Milli Mücadele yıllarında kalemiyle cephedeki askere güç, halka ise umut aşılamayı kendine görev bilmiştir. İşte bu ruhla İstiklal Marşı yarışmasına katılmıştır.

Kemalettin Kamu'nun İstiklal Marşı İçin Yazdığı Şiir


Kemalettin Kamu'nun yarışmaya gönderdiği "İstiklâl Ordusu Şehitlerine" adlı şiiri, o dönemin coşkusunu, acısını ve sarsılmaz inancını mısralarına taşır. Şiir, cephede can veren kahramanlara bir ağıt niteliği taşırken, aynı zamanda geride kalanların zafere olan kesin inancını ve kararlılığını dile getirir.

İşte o tarihi şiirin tam metni:

İstiklal Ordusu Şehitlerine



Düne kadar en akur ölümlere güldünüz,
Bugün bütün milletin gönlüne gömüldünüz,
Rahat, rahat uyuyun son âşiyanınızda!
Artık ne gözlerinizde köye dönmek emeli,
Ne yaranızı saran ince bir kadın eli,
Belki arkanızda yok bir ağlayanınız da!

Fâni akislerini kaybeden sesleriniz,
En mağrur alınlara diyebilirler eğil,
Ebediyet en küçük pâyedir yanınızda!
Çünkü hürriyet için söndü nefesleriniz;
Yâdınızda yabancı bâdiyelerde değil,
Ana vatanınızda, ana vatanınızda!

Bazı kaynaklarda ise şiirin yarışmaya sunulan versiyonunda şu dizelerin yer aldığı belirtilmektedir:

Gözyaşına veda et ey güzel Anadolu
Hakkını korur elbet Türk'ün bükülmez kolu
Cenk ederiz genç koca bugün değil yarın da
Yadımız ağladıkça İzmir ezanlarında

Hakk yolunda kan olur dünyalara taşarız
Ya şerefle vurulur ya efendi yaşarız.

Şiirin Ardındaki Hikaye ve Yarışma Süreci


1921 yılında Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından düzenlenen yarışma, milletin hissiyatına tercüman olacak, askerin maneviyatını yükseltecek bir eser bulmayı amaçlıyordu. Yarışmaya katılan yüzlerce şiir arasından titiz bir eleme yapıldı ve altı eser finale kaldı. Kemalettin Kamu'nun şiiri de bu finalistler arasındaydı.

Ancak komisyon, finale kalan eserler arasında tam olarak aradığını bulamamıştı. O dönemde para ödülü olduğu için yarışmaya katılmak istemeyen Burdur Mebusu Mehmet Akif Ersoy'a, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından özel bir mektup yazılarak yarışmaya katılması rica edildi. Mehmet Akif'in "Kahraman Ordumuza" ithafıyla kaleme aldığı şiir, 12 Mart 1921'de Büyük Millet Meclisi'nde okunduğunda yarattığı derin manevi etki ve coşkuyla oy birliğiyle kabul edildi.

Kemalettin Kamu'nun şiiri, kahramanlık ve vatan sevgisini güçlü bir şekilde ifade etse de, Mehmet Akif'in eserindeki o "Korkma!" nidasıyla başlayan ve milletin topyekûn inancını, maneviyatını ve tarihsel misyonunu kucaklayan evrensel ve zamana meydan okuyan duanın bir adım gerisinde kaldığı düşünülmektedir. Kamu'nun şiiri daha çok o anın acısını ve kahramanlığını resmederken, Akif'in şiiri geleceğe dair sarsılmaz bir imanı ve umudu haykırıyordu.

Bugün her ne kadar İstiklal Marşı olarak Mehmet Akif Ersoy'un eserini okuyor olsak da, Kemalettin Kamu gibi vatansever şairlerin o zorlu günlerde milletin sesi olmak için kaleme aldığı her bir mısra, bağımsızlığa giden yolda yakılmış birer meşale olarak kıymetini korumaktadır. Onun şiiri, Milli Mücadele'nin isimsiz kahramanlarına ve o dönemin ruhuna tanıklık eden edebi bir anıt olarak her zaman hatırlanacaktır.


👀İçerik Hakkında👇
🔄Güncelleme : 17 Eylül 2025
🔎Açıklamalar
☑ Bu içerik hakkında düşüncelerinizi yorumlarda belirtiniz.
☑ Şikayet veya Düzeltme isteklerinizi siirrafim@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
💼Kaynaklar
✔ www.siirrafim.art

Hiç yorum yok

Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

Yaşayan ve Yaşatılan Şiir

Şairler

Attila İlhan Nazım Hikmet Ran Cahit Külebi Hasan Hüseyin Korkmazgil Cemal Süreya Gülten Akın Hilmi Yavuz Ahmed Arif Aziz Nesin Ceyhun Atuf Kansu Rıfat Ilgaz İlhan Berk Şükrü Erbaş Aşık Veysel Şatıroğlu Metin Altıok Pablo Neruda Tevfik Fikret Turgut Uyar Cahit Sıtkı Tarancı Can Yücel Mehmet Akif Ersoy Melih Cevdet Anday Ümit Yaşar Oğuzcan İsmet Özel Adnan Yücel Ahmet Haşim Ahmet Kutsi Tecer Ahmet Muhip Dıranas Ahmet Oktay Ataol Behramoğlu Behçet Necatigil Bekir Sıtkı Erdoğan Karacaoğlan Kul Nesimi Muzaffer Tayyip Uslu Orhan Veli Kanık Sabahattin Ali Sylvia Plath Yahya Kemal Beyatlı Özdemir Asaf Ülkü Tamer Abdurrahim Karakoç Ahmet Erhan Arif Nihat Asya Arkadaş Zekai Özger Attila Jozsef Behçet Aysan Cenap Şahabettin Charles Baudelaire Dante Alighieri Didem Madak Edgar Allan Poe Enver Gökçe Ercişli Emrah Fuzuli Halil Cibran Melisa Gürpınar Mevlana Celaleddin Rumi Muammer Hacıoğlu Necip Fazıl Kısakürek Pir Sultan Abdal Rainer Maria Rilke Rıza Tevfik Bölükbaşı Sadık Doğan Sennur Sezer Sezai Karakoç Türkan İldeniz Yavuz Bülent Bakiler Yaşar Kemal Yunus Emre Abdülhak Hamit Tarhan Ahmet Hamdi Tanpınar Ahmet Telli Arthur Rimbaud Asaf Halet Çelebi Aşık Daimi Behçet Kemal Çağlar Bertolt Brecht Birhan Keskin Bülent Güldal Ece Ayhan Edip Cansever Erzurumlu Emrah Faruk Nafiz Çamlıbel Fazıl Hüsnü Dağlarca Federico Garcia Lorca Ferda Balkaya Çetin Johann Wolfgang von Goethe Jorge Luis Borges Kemal Özer Kemalettin Kamu Louis Aragon M. Sunullah Arısoy Mahmud Derviş Maya Angelou Mehmet Mahzun Doğan Metin Eloğlu Mustafa Özçelik Namık Kemal Nesimi Neyzen Tevfik Nilgün Marmara Niyazi Akıncıoğlu Nurullah Genç Oktay Rifat Horozcu Orhan Seyfi Orhon Refik Durbaş Ruhsati Rüştü Onur Salih Bolat Serdari Teslim Abdal Turgay Fişekçi Vasfi Mahir Kocatürk Veysel Çolak Yaşar Nabi Nayır Yusuf Hayaloğlu Ziya Osman Saba Şeyhi A. Kadir A. Vahap Akbaş Abdal Musa Abdülkadir Budak Abdülkadir Bulut Ali Rıza Ertan Ali Şir Nevayi Aydın Öztürk Aşık Mahzuni Şerif Aşık Noksani Aşık Özlemi Bahaettin Karakoç Baki Ayhan T. Bedri Rahmi Eyüpoğlu Bejan Matur Cahit Zarifoğlu Celal Sahir Erozan Celal Sılay Cemal Safi Dadaloğlu Egemen Berköz Emily Dickinson Eşrefoğlu Rumi Fethi Savaşçı Füruğ Ferruhzad Gevheri Gültekin Emre Güven Turan Hacı Bayram Veli Halim Yağcıoğlu Hasan Ali Yücel Hasan Dede Hasibe Ayten Hüseyin Haydar Kaygusuz Abdal Kayıkçı Kul Mustafa Kazak Abdal Kağızmanlı Hıfzı Kemal Varol Konstantin Simonov Kul Hüseyin Lale Müldür Mahmut Temizyürek Mesleki Mithat Cemal Kuntay Murathan Mungan Mustafa Aydoğan Naze Nejla Yerlikaya Necmettin Halil Onan Nevzat Çelik Nihat Behram Octavio Paz Onur Caymaz Orhan Alkaya Orhan Şaik Gökyay Ozan Erbabi Pierre-Jean de Beranger Sait Maden Seyhan Erözçelik Sultan Veled Süreyya Berfe Turgay Kantürk Vedat Türkali Victor Hugo Yücel Kayıran Yılmaz Erdoğan Yılmaz Odabaşı Ömer Bedrettin Uşaklı Ömer Turan İbrahim Tenekeci