Nâzım Hikmet Hopa'da: İlk Tutuklama, İlk Yargılama, İlk Cezaevi
Nâzım Hikmet 61 yıllık hayatına 1902'de Selanik’te, toplam 17 yıllık mahpusluk hayatınaysa 1928'de Hopa’da başladı.
Türkçenin en büyük, en yenilikçi, aynı zamanda en çok çile çekmiş şairlerinden biri.
Nâzım Hikmet, komünist olduğunu her fırsatta göğsünü gere gere söylemişti; 1923'ten beri aktif olarak Türkiye Komünist Partisi üyesiydi.
Hopa, Nâzım'ın şiir serüveni bakımından da önemlidir. "Hopa hapishanesinin tesiri şiirimde kendini gösterdi" der.
Nâzım Hikmet'in fırtınalı hayatının pek bilinmeyen bu kısa ama önemli bölümünün izini sürdük.
Nâzım Hikmet ve İsmail'i (Bilen) Peronit köyünde yakalatan Sabri Çiçek'in oğlu yakalanma hikayesini anlattı.
Nâzım'la beraber hapis yatanların çocuklarını Hopa'da ve Fındıklı'da bulduk, onların ağzından şairin mahpusluk hayatını dinledik.
Hopalılar da gönüllerinde yaşattıkları Nâzım Hikmet'i anlattı.
Nâzım'la beraber hapis yatanların çocuklarını Hopa'da ve Fındıklı'da bulduk, onların ağzından şairin mahpusluk hayatını dinledik.
Hopalılar da gönüllerinde yaşattıkları Nâzım Hikmet'i anlattı.
İlgili Haber:
Hopa Belediyesi Nazım Hikmet’in Vasiyetini Yerine Getirdi
Hopa Belediyesi Nazım Hikmet’in 61. ölüm yıldönümünde şairin Vasiyet şiirinden yola çıkarak çınar ağacı dikimi gerçekleştirdi.
Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan, Nazım Hikmet’in 1928 yılında Türkiye’ye giriş yaptığında yakalandığı yerden, şairin “Vasiyet” şiirindeki “Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni, ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa, taş maş da istemez hani” dizelerinden yola çıkarak çınar ağacı dikti.
Hopa sahilinde bulunan Nazım Hikmet heykeli yanında çınar dikmeden önce açıklamalar yapan Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan şunları ifade etti: “Bugün Nazım’ın aramızdan ayrılışının 61. Yılı..
Dünya şairi, memleket sevdalısı Nazım Hikmet, 1928'de Gürcistan sınırından ülkesine kaçak yollarla girdi, Hopa'nın (Peronit) Çamlıköy köyünde yakalandı, Hopa hapishanesinde iki ay yattı.
Hopalılar büyük şairi çok sevdi. Öyle ki Nazım’ın Hopa’da kalması birçok şehir efsanesine konu oldu. Kaldığı dönemde yaşadıklarından anılar, farklı şekillerde, farklı tanıklıklarla karşımıza çok çıkıyor.
Kimisi doğru kimisi efsaneleşen bu anılar Hopalıların aslında Nazım’a duydukları sevgiden ve saygıdan kaynaklanıyor. Herkes onunla bir anısı olsun istiyor aslında…
Nazım Hopa Hapishanesi’nde önemli şiirler yazdı… ve Hopa hapishanesinin şiirinde etkili olduğunu hatta hayellerinin yenileştiğini söyledi.
Nazım şöyle anlatmış Hopa Hapishanesini:
“Hopa Hapishanesi’nin tesiri, öz bakımından şiirimde kendini gösterdi. Hopa hapisane notları, bir çeşit yeni realizm telakkisine varmaktı. Şekil de ona göre, daha çok bir anlatma, bir hikâye etme tarzı oldu. Hayaller de yenileşti.”
İşte biz de Nazım’ın hayallerinin yenileştiği yerden O’nun vasiyet şiirinden yola çıkarak bugün burada toplandık.
Ne diyordu o şiirde:
“Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öylece gibi de görünüyor
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani”
Evet, Nazım’ın tepesinde istediği çınar ağacını bugün hep birlikte dikeceğiz. Ayrıca bizlerle birlikte birçok belediye de çağrımıza kulak vererek bu projeye katılıyor.
Borçka Belediyesi, Kemalpaşa Belediyesi, Artvin Belediyesi, Fındıklı Belediyesi, Lalapaşa Belediyesi, Divriği Belediyesi…. Bugün bulundukları noktalarda çınar ağacı dikiyorlar ve Anadolu’da Nazım’ı yaşatıyorlar.
Nâzım Hikmet Hopa'da: İlk Tutuklama, İlk Yargılama, İlk Cezaevi
Hopa Belediyesi Nazım Hikmet’in Vasiyetini Yerine Getirdi
✍️ Beğendiğiniz dizeleri/metinleri fareyle seçerek veya üzerine basılı tutarak hızlıca alıntılayabilir ve yorumunuza ekleyebilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder
Siz bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.